« Ezogelin Çorbası | Ana Sayfa

Taze patatesin iki hali

taze patates

Taze patatesleri gördüğümde baharın geldiğini anlarım. Kendimi frenleyerek, doldururum kesekağını. Hemen kullanmayacaksam, buzdolabının sebze çekmecesinde saklarım bir süre. O an geldiğinde çıkarırım buzdolabından. Bir kase suyun içinde bekletirim önce-ki çamurları yumuşasın. Sonra fırçayla yıkarım bir güzel. Eğer patates salatası yapacaksam buharda haşlarım. Böylece su çekmez, kabukları da daha kolay soyulur. Fırında ya da toprak güveçte pişireceksem zar gibi kabuklarına dokunmam. Nasıl olsa çıtır çıtır olacaktır.

Taze patatesler, sarı ya da beyaz patateslerin turfandaları olarak bahar aylarında piyasaya sürülür. Olgunları yazın tezgahlarda görünecektir ama bu bebekler, baharda üreticiye ürününü bir miktar daha karlı satma olanağı sağlar.

Eğer imkan varsa, patatesleri kendiniz seçip, üzerinde yeşil lekeler olanları almamamaya çalışın. Gözden kaçanlar olursa, kullanmadan önce yeşil kısımlarını bıçakla kesip, atın. Mümkünse o patatesi hiç kullanmayın. Bu kısımlarda bulunan Solanin maddesi zehirlidir. Sağlığınıza zarar verir.    

taze

Taze baharatlara, fidanlıklarda daha fazla rastlıyorum artık. İnternetten de sipariş verebiliyorum. Güneşli bir pencerenin önünde veya balkonda ihtiyacımız kadar yetiştirip, ihtiyacımız kadar kullanmak bana daha doğru geliyor. İstanbul Beylikdüzü'de, biberiyeyi, parklarda çit olarak kullandıklarını gördüm. Bir hanım, çıt çıt bir deste koparıp, gitti. Taze baharatları şehir peysajlarında kullanmak hoş bir fikir.

Top fesleğeni sivrisinekten korunmanın doğal yolu olarak pazarlıyorlar fakat salatalarda, soslarda da nefis oluyor. Küçük, kokulu yapraklarına hafifçe dokununca bile binlerce koku zerreciği, etrafa yayılıveriyor. Top fesleğeni fide olarak kolayca bulabiliyorum. İtalyan fesleğenini ise tohumdan yetiştiriyorum. Hemen filizleniyor. Kestikçe de, cömertçe yeni yapraklar vermeye devam ediyor. Top fesleğenleri, sadece sivrisinekleri uzaklaştırmak için kullanmayın. Yaz domateslerini dilimleyip, üzerine çok kaliteli ve lezzetli bir sızma zeytinyağı gezdirin; mesela Midas'ın naturel yeşil zeytin sızmasını, sonra fesleğen yapraklarını serpiştirin. Tuzla tatlandırın. Kahvaltıda ekmeğinizi banarak yiyin.

Naneye arsız diyorlar. Onu sulamayı unutursanız boynunu büküyor fakat dirayetle yayılmaya devam ediyor. Bu kadar ısrarla yayılmaya çalışmasında var bir keramet deyip, daha çok kullanıyorum. Adaçayı ise etlere, patatese çok yakışıyor. Yazın balkonda, kışın, evin en sıcak ve güneş alan yerinde tutup, tüm yıl kullanabiliyorum.

Midas zeytinyağına ulaşmak için: www.midaszeytinyağı.com

Taze baharatlara ulaşmak için: www.zengardentr.com 

çıtır patates

Bu tarz patatesi ızgara etlerin yanına çok yakıştırıyorum. Taze patates kullandığım için, onların zar gibi kabuklarını soymuyorum bile. Aynı şekilde sarmısakların da kabuklarını soymadan kullanıyorum. Fırında, kabuklu bir şekilde pişen sarmısakları, dişlerin yardımıyla sıyırarak yemek hoş oluyor.

Fırında çıtır patates

Malzemeler: 2-3 kişilik

  • Yarım kilo taze patates - küçük ebatta
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı (60 ml.)
  • 1 baş taze sarmısak, diş diş ayrılmış
  • Deniz tuzu
  • 10 adet adaçayı yaprağı

Tarif:

  1. Fırını 220 derecede ısıtın. Patatesleri fırça ile yıkayıp, çamurdan arındırın. Orta boy bir tencereye, patatesleri, sarmısakları ve tuzu koyun. Patateslerin üzerine gelinceye kadar su ekleyin. Tencerenin kapağını kapatın ve patatesler yumuşayana kadar orta ateşte pişirin.
  2. Pişen patatesleri süzün ve yemek kaşığının sırtıyla hafifçe ezin. Bu şekilde, daha çıtır olacaktır.
  3. Fırın kabını, fırında 5 dakika tutun. Kabı fırından çıkarıp, içine patatesleri, sarmısakları koyun. Üzerine zeytinyağını gezdirin. Tuz serpiştirin. Bütün hepsini alt üst edip, fırının orta rafına koyun. Patatesler çıtır çıtır oluncaya kadar, yaklaşık 45 dakika fırında pişirin.
  4. Adaçayını hafifçe yağlayın ve patateslerin üzerine koyun. Çıtır çıtır olana kadar, 5 dakika daha pişirin ve kabı fırından çıkarın.
  5. Sıcak sıcak servis yapın.   

güveç

Onlara genelde, dinlenme tesislerinin hediyelik eşya dükkanlarında rastlar olduk. Mutfağımdaki toprak güveçler, babamın benim için bu dükkanlardan alıp getirdiği hediyeler. Hepsi çok kıymetli. Nevşehir'de yapılmış bu kapların farklı kullanım alanları var. İçi sırlı güveç tenceresinde, yaz sebzeleriyle güzel yemekler pişiyor. İçi sırsız yoğurt kabında kendi yoğurdumu mayalıyorum. İçi sırsız güveç tenceresinde pişen patatesler kumpir gibi oluyor.

Toprak tencereler çok güzel fakat onlara iyi bakmak gerekiyor. İçi boşken ısıya maruz kaldıklarında çatlıyorlar. Bu yüzden, pişirme işlemine başlamadan önce içlerine su koyup 15 -20 dakika bu suyu emmelerini sağlamak gerekli. Tencerenin emdiği su, hem içeride buharlaşarak, yemeğin çok az suyla pişmesine olanak sağlıyor hem de tencerenin çatlamasını önlüyor. Ayrıca toprak tencerelerde yapılan yemekleri kısık ateşte pişirmek de onları, uzun seneler boyunca kullanmamıza imkan sağlıyor.

Bu tencereleri temizlerken deterjan kullanmamak en iyisi. Toprak, deterjanı emecek, içindeki yemeklere bu tadı ve kokuyu geçirecektir. Tuz veya karbonat toprak kapları temizlemekte yeterli olacaktır. Eğer tencerenin dibine yiyecek artıkları yapışırsa, içine bir miktar su ve karbonat koyun. Kısık ateşte kaynatın. Bu artıkların kabarmasını sağlıyacaktır. Ardından sert bir sünger veya fırça ile temizleyip, durulayın. 

kumpir

İçi sırsız güveç tenceresinde pişirdiğim patatesleri kumpire benzetiyorum. Patateslerin kabukları hafifçe yanıp, isli bir tad alana kadar onları pişirmeye devam ediyorum. Burada, doğru cins patatesi kullanmak önemli. Sarı değil de, patates kızartmalarında veya kumpirlerde kullanılan beyaz cins patateslerden bulabilirseniz, kumpiriniz daha lezzetli olur. 

Küçük taze patatesleri, bir fırça yardımıyla iyice yıkayın. İçi sırsız güveç tenceresine tek sıra halinde dizin. Patateslerin yarısına gelecek kadar, kaynak suyu ekleyin. Tencerenin kapağını kapatın. Ocağın orta gözünde, kısık ateşte, suyunu çekinceye kadar pişirin. Patateslere bir bıçak saplayarak, yumuşayıp yumuşamadığını kontrol edin.

Suyunu tamamen çeken ve yumuşayan patatesleri, tencerenin kapağı kapalı halde pişirmeye devam edin. Bu aşamada, patateslerin tencereye değen kabukları kızarıp, isli bir tad kazanacak. Patatesleri alt üst ederek, tüm yüzeylerini aynı şekilde pişirin. Taze otlu yuğurtla servis yapın.

Taze otlu yoğurt: Tercihen ev yapımı bir kase yoğurda, ince ince doğranmış birer tatlı kaşığı dereotu, nane, taze soğan ve  taze fesleğen ekleyin. Tuzla tatlandırın.

Yorumlar

maşallah çok güzel bilgiler veriyorsunuz sırsız güveçte yoşurt yaptığınızı yazmışsınız yoğurt için mi o kap? bide harika tabaklarınız kullandığınız mutfak kaplarınız ve düzeniniz süper maşallah size

Çok güzel bir paylaşım teşekkür ederim

Evcini merabalar,
Yazıların, anlatımların çok öğretici ve keyifle okunuyor.
Artık seni izleyeceğim.
Patateslere gelince herçeşidine bayılırım. Güveçte, fırında farketmez.
yalnız güveçtekini görünce yaylada ateş köz haline gelince içine patates gömerdik, o aklıma geldi.
Adana'dan sevgiler, Pırıl.

Nasıl da özlemişim fotoğraflarınızı ve yazılarınızı. Yine sade ve akıcı bir yazı okudum, hem gözüm hem de gönlüm doydu. Ellerinize sağlık :)

İçi sırsız güveç tencerelerinde pişirdiğim yemeklere yapıldığı topraktan kaynaklandığını düşündüğüm bir koku siniyor. Markette içi sırlı güveç kaplarında satılan bazı yoğurtlar var, bunlarda pişirdiğim zaman hiç koku sorunu yaşamıyorum. Diğer tencerelerim için önerebileceğiniz bir yöntem var mı?

İki halide çok güzel. Bende bloğuma bekliyorum. www.bakbuharika.blogspot.com

Merhaba,
sessizce takip ediyordum, sesimi çıkarmaya karar verdim. Güveç tencerelerini ilk kullanım için nasıl temizlemek gerekiyor? Annem, "eskiden bu tencerelerin içine dalak konarak çarşı fırınında uzunca bir süre bekletildiğini" söyledi. Başka bir yöntemi bilen, paylaşırsa sevineceğim. Teşekkürler.

Sevgili Evcini,
Blogunuzu yıllardır ilgiyle izliyorum. Takip etmeye başladığım ilk yemek bloglarından birisiniz. Bu kadar uzun süre ara verince yazmayı bıraktığınızı düşünmüştüm. Yeni yazınızı görünce çok mutlu oldum. Harika fotoğraflarınız ve özenli anlatımınız, yemek yapmak, fotoğraflamak için ilham veriyor:) Lütfen daha sık yazın.
Sevgiler...

ev cini tarıflerıyle anlatımıyla yazılarıyla cok farklı patates nefıs gorunuyor ellerınıze sağlık

oyle guzel yazmissiniz ki ellerinize saglık mutlaka deneyecegim tesekkurler

Merhaba,
O güzel yazılarınızı, muhteşem resimlerinizi nasıl bir özlemle bekliyorum, bir bilseniz.
Harika bir iş çıkarıyorsunuz, ellerinize sağlık.

Sevgili Zinnur,
Salata ağırlıklı şeyler, hafif yiyecekler için, Filistin caddesindeki kafeleri tavsiye edebilirim. Türk yemekleri için, Hoşdere caddesindeki Göksu restoran olabilir. Kırlangıç sokaktaki Uludağ restoranın iskender kebabı meşhur ama güzel zeytinyağlılar da var.
Müze olarak Anadolu Medeniyetleri Müzesi harika. Yine o bölgedeki Samanpazarı'nda hediyelik dükkanlar var. Rahmi Koç müzesi de hoş. İçinde, klasik tarzda yemekler yapan bir restoran da var diye hatırlıyorum.
Hoş geldi, sefa geldi:) Bir sıkıntı olursa bana mail atsın. Yardımcı olmaya çalışırım.

Evcinicim, kizim 3 gunlugune Ankara'da. Kendisi benden de "foodie"dir. Etle arasi yok, her turlu yesili sever. Zamani dar ama kendisine tavsiye edebilecegin restoran, carsi pazar, magaza, kitap var mi?
Sagol, varol, hep ol blog dunyasinda...

Herkese merhaba:) Yorumlarınız için çok teşekkür ederim.
Zuhal, zengarden'dan aldım. Bir bonsai budama makası. Taze baharatlarımı budamak için kullanıyorum. Siyah demir bir makas fakat rahat kullanmak için sapını tütün ipiyle sardım.
http://www.zengardentr.com/Bonsai-budama-makasi-105-mm-bonsai-pruning-scissors,PR-2173.html

Yıllardır sessiz takipçinizim. Yaptığım her tarifiniz harika sonuç verdi. Hiçbir şeyle oynamama gerek kalmadı. Profesyonellik bu olsa gerek. Bu kadar uzun arada sizi merak etmiştim. Acemi cesareti ile bir blog açtım. Eleştiri ve önerilerinizi duymaktan mutlu olurum vakit ayırabilirseniz tabii ki. Verdiğiniz her bilgi ve bana kattığınız her güzellik için teşekkür ederim.

harika bir site hemen takibe aldım :)
banada beklerim =)

Bilgilendirici yazılarınız icin teşekkürler. Benim de taze bir yemek bloğum var; ama ben henüz acemiyim. Yakın zamanda bir-iki kursa gidip yemek anlayışımı geliştirmek istiyorum. Sizin bloğunuzdan da şu güne kadar çok faydalandım. Tekrar teşekkürler.

acı bize ev cini.bu görüntüler ne böyle.muhteşem görünüyor.seni yıllardır takip ediyorum .ilk defa yazıyorum.nerdeyse her gün bakıyordum.sonunda dedim patatesleri görünce.senin az malzemeyle harika tatlar oluşturmanı seviyorum.sayfan çok sade ve kaliteli.çok uzun ara verme nolur.

maalesef glisemik indeksi yüksek olduğu için patates pirinç gibi listemden uzaklaştı. pirinç yerine esmer bulgur ya da firik bulgurunu seve seve kullanıyorum ama patatesin hele de taze patatesin yerine geçmiyor başka bir şey.
benim de balkonda ve bahçeye çaktırmadan taştığım kısımda biberiye, nane ve yeni yeni büyüyen rokalarım var. özellikle nane iyice arsızlaşıp yayılsın diye gözünün içine bakıyorum.
fotoğraflar çok iç açıcı ve çok çok düzenli her şey, ellerinize sağlık.

ev cini,
seni görmek çok güzel. yazını bir solukta okudum. yine harikasın. patatesler de öyle.

Ya nerelerdeydiniz ne kadar özlettiniz:)Beyaz makas çok şirinmiş nereden diye sorabilir miyim?

Bilmiyorum neden ama mucize lezzetleri hazırlayan refika birgül'ü görünce aklıma sen geliyorsun. Epeydir yoktun, uzun aradan sonra yazını okumak güzeldi..

Bu guzel yazi icin tesekkurler... Yazilarinizin mevsiminde ve bilgi verici olma ozelligine bayiliyorum.
Sevgiler,

Ne kadar güzel bir yazı okudum, neler öğrendim. Şu deterjanla temizleme meselesi için hep kafa yorardım, bundan böyle sorun yok. Ayrıca çatlamasını önlemek için söylediğiniz yöntem de pek akıllıca. Teşekkür ederim.
Patatese sinen isli kokuyu ben de çok seviyorum. Bunu denemek istiyorum gerçekten. Yeni bir güveç de edinmişken.
Elinize sağlık, kolaylıklar dilerim.

Siz de yorum yazın...

Yorumlar, moderatör tarafından kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

takip ediyorum

sevdiğim kitaplar

  • typepad
    Slow Food Devrimi yazar: Carlo Petrini-Gigi Padovani çeviren: Çağrı Ekiz
  • typepad
    Permakültüre Giriş yazar: Bill Mollison çeviren: Egemen Özkan

denediklerim

son 100 yorum





    • ev cini


yüksek voltaj


  • Hey yabancı, fotoğrafları ve tarifleri alıp, kendin yapmış gibi yayınlamak düşüncesindeysen bir daha düşün derim. Kimse sana aferin demez. Daha kötüsü sonun böyle olur. Çarpılırsın... Ev Cini © 2004-2012 Her Hakkı Saklıdır.
Powered by TypePad