Su teresi ve tavuk pane
Su teresiyle olan tanışıklığımız, iki sene öncesine dayanıyor. Kendisiyle ilgili tarifleri yemek kitaplarında okuyup, nasıl bir tadı olabileceği konusunda tahmin yürütürken, pazarda birden ona rastlayıverdim. Meğer Anadolu'da, değişik isimlerle bilinir ve yenebilen diğer otlar gibi çok sevilirmiş. Diğer isimleri: Acı gerdeme, Gerdeme, Kerdeme, Kardomot, Sukerdemesi ve Sumancası.
Serin havaları seven, temiz su kenarlarında kendiliğinden yetişen bu çok yıllık otsu bitkinin, körpe yaprakları, dalları; tereye benzer fakat ondan daha baharlı ve acı bir tadı var. Su teresi, Avrupa ve Asya'da biliniyor. Kuzey Avrupa'da 16. yy.'dan beri tarım bitkisi olarak yetiştiriliyor. Çinliler hafifçe haşlayıp, susam yağıyla sote ediyorlar. Fransızların patatesli ve su tereli çorbaları meşhur. İtalyanlar, minestrone çorbalarının içine eklemeden duramıyorlar.
Ben ise iki senedir, Ekolojik pazarda, onları bulabildiğim için çok mutluyum. Roka ve tere kadar populer olmadığından, küçük bir öbek su teresi, tezgahın üstünde her zaman bekleşiyor. Halbuki bilseler ne kadar yararlı olduğunu.
Aldığım su terelerini kese kağıdına sarıp, buzdolabı poşetinin içine koyuyorum. Bu şekilde buzdolabında bir hafta kadar bekleyebiliyorlar. Salata yapacağım zaman, mevsimin diğer otları ve yeşillikleriyle karıştırıyorum. Bir miktar su teresi, roka, kuzukulağı ve turptan yapılmış baharlı salata, kızartmaların yağını dengeliyor. Salata sosu olarak; bir tatlı kaşığı küçük küçük doğranmış kırmızı soğanı, Nar'ın muhteşem ötesi karadut ekşisini veya incir sirkesini, bir miktar limonu ve zeytinyağını karıştırıp, tuzla tatlandırıyorum. Bu salata sosunu, iyice yıkanmış ve salata kurutucusunda iyice kurutulmuş otlarla karıştırıp, servis yapıyorum.
Nar'ın organik ekşilerini, pekmezlerini ve sirkelerini bir kere tatmanızı tavsiye ediyorum. Nefisler!
Panko, Japon mutfağının alamet-i farikası. Japonca, "ekmek kırıntısı" anlamına gelen bu malzeme; et, tavuk, balık, sebze gibi yiyecekleri panelemede, harikalar yaratıyor. Yaprak yaprak, 2-3 mm. ebatlarındaki taneler, kızartma aşamasında yağı içine çekmiyor. Böylece yiyeceğin üzerinde altın rengi, hafif, çıtır çıtır bir kabuk oluşurken, içi yumuşacık ve nemli kalıyor. Yemeğinizi yerken, kızartma yağının ya da bayat galeta ununun kokusunu veya tadını değil, sadece ve sadece yemeğin lezzetini alabiliyorsunuz.
Ben pankoyu gurme.net'ten sipariş verdim. Fakat gurme dükkanlarında veya marketlerde de satılıyor. Eğer evdeki ekmekleri değerlendirmek isterseniz, ev yapımı pankoyla benzer bir lezzet yakalayabilirsiniz. Bunun için bir günlük baget veya somun ekmeğin içini (kabuklarını değil), blendırda ufalayın. Fırını 150 derecede ısıtın. Bir tepsiye fırın kağıdı serin ve ufalanmış ekmek içini üzerine yayın. Fırının orta rafında, ekmeğin nemi tamamen gidinceye kadar, 10 - 15 dakika, ara sıra alt üst ederek bekletin. Ekmeklerin renk değiştirmemesine dikkat edin. Ekmek içleri kızarmamalı, sadece kurumalı. Fırından çıkardığınız ekmek kırıntılarını soğutun ve kullanın. Eğer hemen kullanmayacaksanız, temiz bir buzdolabı poşetine koyup, buzluğa kaldırın.
Tavuk Pane
Malzemeler: 4 kişilik
- 2 adet tavuk göğsü (toplam: 500 gr.)
- 200 ml. yoğurt
- 2 yemek kaşığı zeytinyağı
- 2 diş sarmısak, kabuğu soyulmuş
- 1 tatlı kaşığı, rendelenmiş taze zencefil kökü
- Deniz tuzu ve taze öğütülmüş karabiber
- Panko veya ev yapımı ekmek kırıntısı
- Fındık yağı
Tarif:
- Tavuk göğüslerini yıkayın. Kağıt havluyla kurulayıp, yatay olarak ikiye kesin. Böylece elinizde 4 adet, eşit ebatta tavuk göğsü olacak. Tavukları iki şeffaf folyo arasına yerleştirip, et dövücüyle, kalınlığı 5 mm. olana kadar dövün. Etin her yerinin eşit kalınlıkta olmasına dikkat edin. Dövüldüğü için genişleyen etleri ikiye kesin. Şimdi elinizde 8 parça tavuk göğsü olacak.
- Cam ya da porselen, yayvan bir kabın içine yoğurdu, zeytinyağını koyun. Rendenin ince tarafıyla sarmısağı ve zencefili rendeleyin. Tuz ve karabiber serpiştirin. Tavukları bu sosun içine koyup, sosa bulayın. Kabın üzerini şeffaf folyoyla kapatıp, tavukların marine olması için buzdolabına kaldırın. Tavukları 2 - 3 saat bu sosun içinde bekletin. Eğer aceleniz varsa 30 dakika bekleyebilirler.
- Tavukları kızartacağınız zaman, onları buzdolabından çıkarın. Yayvan bir tabağa bir su bardağı kadar panko koyun. Tavuk göğüslerini teker teker pankoya bulayıp, bir tabağa dizin.
- Genişçe bir tavaya 1 parmak yüksekliğinde fındık yağı koyun. İyice kızınca tavuk paneleri 2 - 3 parti halinde, tavukların arasında boşluk bırakarak, arkalı önlü kızartın. Eksilen yağı, her defasında, bir parmak yüksekliğe tamamlayın. İyice kızdırdıktan sonra, diğer parti tavukları kızartmaya başlayın.
- Püf noktası: Yağ kızmalı ama yanmamalı. Tavuklar 2 - 3 parti şeklinde kızartılmalı.
- Altın rengi olana kadar kızaran tavukları, kağıt havlu üstünde biraz süzdürüp, yanında bir dilim limonla servis yapın.







Merhaba ben buna benzer bir tarifi marine etmeden incecik keserek yapip uzerine o dediginiz pantodan bulayip pisiriyorum.Kizlarim cok seviyorlar. Ama bugun tavuk gogsunu cikardim ne yaparim diye dusunuyordum.Bu tarifinizi deniyecegim.Tesekkurler.
demiş: zerrin | 27/09/2011 at 21:43
Ben de corba yapiyorum su teresinden ama Fransiz usulu degil bildigimiz Anadolu corbasi, nohutlu, bugdayli, dereotlu, yogurt ve yumurta terbiyeli, hafif eksice bir corba. ustune de kereviz tohumu serpistiriyorum.
demiş: Selen | 21/06/2011 at 08:43
Ellerinize sağlık bloğunuzu hep takip ediyorum yalnız bir önceki sayfayı göremiyoruz:( buna bir çare bulursanız sevinirim:)))
sevgiler
demiş: evatolyesi | 24/05/2011 at 23:54
Kendi kendine dışarda kurumuş ekmek de panko sayılır mı cin?
demiş: Tucede.. | 20/05/2011 at 10:32
Bir Erkek olarak yemek pişirmeyi çok seviyorum.
Sizin siteniz gibi siteler sayesinde ufkumu çok genişletiyorum. Sayenizde yaratıcılığımı çok geliştiriyorum.
Iyiki varsiniz.
demiş: baski makinasi | 12/05/2011 at 15:20
Ellerinize saglık nefis bir tavuk pane olmus.Yanındaki yesilliklerlede cok nefis olur. Sevginin hep sizinle kalması dilegiyle...
demiş: nurseninhobileri | 04/05/2011 at 19:45
Sevgili Ev Cini,
Fotoğraflarınız, tarifleriniz, anlatım tarzınız, yemeğe ve malzemeye olan mükemmeliyetçi yaklaşımınız bir harika. Yaklaşık iki senedir sizi takip ediyorum. Artık kendi blogum var ama inanın bana ilham veren sizdiniz. Ellerinize ve emeğinize sağlık.
Yeni tariflerinizi ve harika fotoğraflarınızı dört gözle bekleyeceğim
Sevgiler
demiş: sofi | 23/04/2011 at 16:37
Herkese merhaba:)
Merve, Ekolojik pazarda, ürünler kesekağıdına konuyor. Onları defalarca kullanıp, kullanılamayacak kadar yırtılınca da, geri dönüşüm kutusuna atıyorum.
Siteler'de, rulo halinde kasap kağıtlarından satan, malzemeciler var. Onlardan da alınabilir.
Sevgili Esra, zencefilin farklı ve biraz da kuvvetli bir tadı var. O yüzden tarifte 3 cm. ebatlarında diye ölçü belirtmiştim. 3 cm'lik küp şeklinde soyulmuş zencefili, rendenin ince yerinde rendeleyince, lifli kısımları dışarda kalıyor. Sadece bir miktar püresi sosa ekleniyor. Böylece çok baskın olmayan, arka plandan hissedilen bir tad alınıyor. Daha önce zencefil tadmadıysanız, baskın gelebilir belki.
Sevgiler,
demiş: evcini | 10/04/2011 at 13:40
merhaba;
sitenizi yaklaşık 3 yıldır ilgiyle takip ediyorum.ilk olarak profiterol tarifinizi denedim,sonra başkalarını..hepside çok güzeldi,tarifler adım adım uygulanınca sonuçlar her zaman mutlu etti beni.son olarakta bu akşam tavuk paneyi denedim.ama anladım ki zencefil tadı pek bana göre değil.site için tebrikler..
dip not;tarifte kullanılacak zencefil miktarını da belirtmemişsiniz:)
demiş: esra ekmekçi | 10/04/2011 at 01:21
Beyaz etin her hali guzeldir. Pane versiyonu ise tam misafirlik. Cok enfes gorunuyor elinize saglik!
demiş: Hulya Unsal | 08/04/2011 at 11:19
Merhaba,
Ben de Ankarada'yım, kesekağıdını nereden alıyorsunuz?
demiş: Merve | 07/04/2011 at 22:20
sosa bayildim, kizartma yapmasam da sosu denemek icin yapacagim bu defa! ellerine saglik :)
demiş: benden bizden | 06/04/2011 at 21:07
Canım merhaba tavuk etini kırmızı etten daha
fazla tükettiğimiz için onunla yapılan her
lezzete bayılırım.Ellerine sağlık sunumda ha
rika sımsıcak sevgiler.
demiş: derya | 06/04/2011 at 12:22
tavuk pane en sevdiğim tariflerdendir, bu zencefilli sosla da lezzetli olacağını düşünüyorum. denemeliyim.
demiş: durumutfak | 06/04/2011 at 08:54