Taze baharatlar ve Fokaçça ekmeği
Bu sene, toprak saksılar içinde taze baharatlar yetiştirmeye başladım: Biberiye, kekik, fesleğen ve adaçayı. Bunlar marketten paketler içinde aldığım ve azıcık bir kısmını kullanıp, gerisini buzdolabında solmaya bıraktığım baharatlardı.
Biberiyeyi ve kekiği fide halinde alıp, fesleğen ve adaçayını tohumdan yetiştirdim - ki ikisi de hemencecik filizlenip, boy attılar. Mayıs ayının son günlerinde bütün baharatlarımı nihai saksılarına yerleştirdim ve tüm gün boyunca güneş alacak yerlerine koydum. Son birkaç gündür yağan yağmurlarla, iyice boylandılar.
Yetiştirdiğim baharatlar içerisinde beni en çok heyecanlandıran biberiye oldu. Bu çok yıllık çalımsı bitki uygun şartlarda neredeyse 2 metre kadar büyüdüğü için, bahçe çiti olarakta kullanılabiliyor. Birçok taze baharat gibi, biberiye de saksılarda yetişebiliyor. Ne çok büyük, ne de çok küçük saksıları seven biberiyeyi 30 cm. çapındaki bir toprak saksıya yerleştirirseniz mutlu oluyor. Drenajının iyi olması için kumlu toprakla (ben kaktüs toprağı kullandım.) doldurulan saksıyı, tüm gün boyunca güneş alacak yere koyup, toprağını da nemli tutmak, bitkinin büyümesi için yeterli.
Biberiye ılıman iklimlerde tüm sene boyunca dışarda durabiliyor, ama Ankara gibi kışları sert geçen bölgelerde içeriye almak gerekiyor. Güneş alan, iyi havalanan ve serin bir ortamda kışı geçiren bitkiyi bu zaman zarfında rahat bırakmak, budamamak lazım. Son donlardan sonra tekrar dışarı çıkartılan biberiye, hızla yeni filizler verip, coşuyor.
Biberiyenin kuvvetli, neredeyse çam kokulu parfümü, özellikle mangalda pişirilecek etlerin marinelerine, fırında pişecek kuzu buduna, fırında patateslere, karamelize soğanlara ve ekmeklere çok yakışıyor. Etlerin marinelerinde kullanılan, adaçayı, kekik ve biberiye etlere hem tat veriyor hem de bu bekleme sırasında ette bulunan yağın okside olmasını engelliyor. Taze biberiye dalları mangaldaki kömürlerin üzerine konduğu zaman, etlere hoş bir füme tadı veriyor.
Biberiye kullanmam gerektiği zaman, makası elime alıyorum. Uçlara doğru filizlenen dallardan birinin üçte biri kadarını kesiyorum. Bazen dalıyla birlikte, bazen de dalından sıyırarak kullanıyorum. Eğer her sene yeni fidan alacaksanız: Bütün yaz hasat ettiğiniz bitkiyi sonbaharda, gövdesinden kesip, ters çevirip, asarak kurutmak mümkün. Kuruyan dalları da mangalda yakarak etlere füme tadı verebilirsiniz.
*Uzun zamandır bütün hamur işlerinde, Karahan'ın organik unlarını kullanıyorum. Mantı, makarna, pasta, kurabiye için kırmızı paketteki özel amaçlı buğday ununu; ekmek ve pizza için ise mavi paketteki ekmeklik ununu. Ağartılmamış ve hiçbir katkı maddesi kullanılmamış bu organik unlardan ziyadesiyle memnunum.
Fokaçça (Focaccia) ekmeği
Kitap: Exceptional breads - Dan Lepard
Malzemeler: 2 adet 30 cm. çapında ekmek için
- 15 gr. taze maya veya 7 gr. instant maya
- 680 ml. ılık su
- 1 kg. ekmeklik un* (eğer ekmeklik un bulamazsanız, normal un da kullanılabilir.)
- 20 gr. deniz tuzu, ince öğütülmüş
- 1 tatlı kaşığı toz şeker
- 1 yemek kaşığı zeytinyağı
Üzeri için:
- 2 dal taze biberiye
- 75 ml. ekstra sızma zeytinyağı
- İri taneli deniz tuzu (çok iri ise havanda hafifçe ezin.)
Tarif:
- Mayalı Hamur: Derince ve genişçe bir kabın içine mayayı ve suyu koyun. Maya eriyinceye kadar karıştırın. İçine, 500 gr. ekmeklik un ekleyin. Pütür kalmayıncaya kadar karıştırın. Kabın üzerini streç folyoyla kapatın. Sıcak bir yerde 2 saat bekletin. Bu sürenin sonunda hamur kabaracak ve üzeri minik minik baloncuklarla dolacak.
- Ekmek Hamuru: Kalan unu(500 gr.), KitchenAid mikserin, karıştırma kabının içine koyun. Üzerine mayalı hamuru, tuzu, şekeri ve zeytin yağını ekleyin. Hamur karıştırma aparatıyla, 7 dakika düşük hızda karıştırın. Sıkı, hafifçe yapışan bir hamur elde edeceksiniz. En son olarak mikserin hızını arttırın ve bu hızda 1 dakika daha karıştırın.
- Temiz ve kuru tezgahın üzerine bolca un serpiştirin. Kabın içindeki hamuru sıyırarak tezgahın üzerine yerleştirin. Top şeklini verin. Büyük bir kabın içini zeytinyağıyla hafifçe yağlayın. Hamuru kapın içine koyun. Üzerini zeytinyağıyla hafifçe yağlayın. Kabı streç folyoyla iyice kapatarak, serin ama cereyansız bir yerde 2 saat daha dinlendirin. Bu sürenin sonunda üç katı kadar kabaracak ve nemli, yapışkan, elastik bir hamur olacak.
- Tezgahın üstünü bolca unlayın. Hamuru sıyırarak tezgahın üzerine koyun. Ellerinizi unlayıp, hamuru hafifçe bastırarak, dikdörtgen haline getirin. Hamuru battaniye gibi ortadan ikiye katlayın, sonra tekrar, ortadan ikiye katlayın. Bıçakla ortadan ikiye kesin. Böylece iki eşit miktarda hamurunuz olacak.
- Tepsileri hafifçe unlayın: (2 adet, 30 cm. çapında pizza tepsisi veya 2 adet 30 x 20 cm. ebatlarında fırın tepsisi). Hamurları tepsilere yerleştirin. Parmak uçlarınızla, hafifçe bastıra bastıra hamuru yayın. Tepsilerin üzerine temiz mutfak havluları örtün. Oda sıcaklığında 1 saat dinlendirin. Fırının ayarını 250 C dereceye getirin.
- Parmak uçlarınızla hamura bastırarak, oyuklar oluşturun. Taze biberiyeleri hamurun üzerine serpiştirin. Ekstra sızma zeytinyağını zik zak yaparak üzerinde gezdirin. Öğütülmemiş deniz tuzunu serpiştirin.
- Fırının orta rafına tepsilerden birini koyun. 10 dakika pişirin. Ardından, fırın derecesini 200 C dereceye indirin. 15 - 20 dakika daha pişirip, ekmek 4 - 5 santim kalınlığında olduğunda ve üzeri kızardığında çıkarın. (Ben kendi fırınımın ayarına göre, 250 derecede 10 dakika pişirdikten sonra ısıyı 220 dereceye düşürüp, 20 dakika pişirdim.)
- Aynı işlemi diğer tepsi için de yapın. Fırından çıkardığınız ekmekler soğuyana kadar, tepsi içinde bekletin. Ardından, dilimleyip servis yapın.







fotoğraflarınıza bayılıyorum...
yemek fotoğrafçılığı eğitimi aldınız mı?
demiş: bilnoz | 30/11/2011 at 15:33
Merhabalar, ellerinize saglik nefis bir lezzet yayinlamissiniz.
ilk italyada yedim Fokacca yi nefis idi, zeytinli ve cokteyl domatesli.
Sevgiler...
demiş: anneminkiziyim | 04/01/2011 at 22:06
mükemmel tarif. deniyeceğim, umarım yapabilirim. diğer tariflere göz gezdirmeyi düşünüyorum. teşekkür ederim.
demiş: Sıla | 01/01/2011 at 14:44
Evcini, siteniz gercekten cok guzel. Arada ugruyorum ve hem tarifleri hem de yorumlari keyif alarak okuyorum. Bugun nasil oldu da yine bu sayfada karaya vurdum bilmiyorum ama aslinda Black Forest keki tarifi ariyordum. Sizin elinizdeki kitaplarda sonucun iyi olacagi umidi veren bir tarif bulur ve paylasirsaniz cok sevinirim. Gecen ilkbaharda yaptigimiz Black Forest gezimizde her gittigimiz yerde bu pastanin bir ornegini yedik. Kimisi guzel, kimisi oldukca kotu idi. En lezzetlisi acik farkla Movenpick'inkisi idi, ama tariflerini paylasacaklarini hic sanmam.
Havuclu muffin tarifinizde bahsettiginiz dukkani henuz acmadiysaniz da acmalisiniz. Adi da Ev Cini olmali ki biz gizli hayranlar bu dukkanin sizin dukkan oldugunu bilelim.
demiş: eser | 28/10/2010 at 17:53
Siteye bayıldım...Bu ekmeğin patateslisinden yaparım ben,Patatesli fokaçça,harika bir şey !!!
demiş: Dildora | 20/10/2010 at 02:02
Harika bir siteniz var. Resimler çok güzel..
Tarifler çok güzel.. Hemen takip isteme aldım. Ellerinize sağlık.. Sevgiler..
demiş: EsEr | 06/10/2010 at 10:35
seni sevmeyen ölsün senin gerçekten cinlerin var marifetli kadın
demiş: ibrahim | 04/10/2010 at 19:03
merhaba ev cini
sitenizin takipçilerindenim çilek reçelini denedim çok güzel oldu teşekkürler..
turşu mevsimindeyiz
turşu tarifiniz yok mu? varsa bekliyoruz sevgiler.
demiş: ayse | 25/09/2010 at 13:33
Evcini merhaba, iyi bayramlar
yeni birşeyler yaz bize ne olur!
demiş: Senem Koç | 10/09/2010 at 08:09
Her ilkbaharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi, bu bayramın da sana ve ailene mutluluk ve neşe getirmesi dileğimle. Kardeşliğin doğduğu, sevgilerin birleştiği, belki durgun, belki yorgun, yine de mutlu, yine de umutlu, yine de sevgi dolu nice bayramlara.
demiş: derya | 10/09/2010 at 00:29
Yeni güzellikler bekliyoruz, yolunuzu gözlüyoruz :)
demiş: Margot | 03/09/2010 at 20:05
cok guzel gorunuyor ellerine saglik. fotograflar tarifler site harika. sevgiler
demiş: nesrin | 02/09/2010 at 17:32
Sitenin tasarımı ve sadeliği, yemeklerin resimleri ve elbetteki yazınız muhteşem olmuş. Bu güzel tarif için de ayrıca teşekkür ederim.
demiş: Yurtdışı Eğitim | 01/09/2010 at 10:56
merhaba,
sizi çok uzun zamandır takip ediyorum
ilk defa yazıyorum
yaptığınız herşey çok ilgimi çekiyor
fotoğraflar da :)
zeytin ezmeli çıtır en çok yaptıklarımdan
sevgiler...
demiş: birdamlacıkyağmur | 29/08/2010 at 00:40
Yeni tarifler bekliyorum.Epeydir bakıyorum yeni birşeyler yok.
demiş: Ayşe Öz | 25/08/2010 at 13:33
Ne severim focaccia'yı (ya da senin yazdığın şekliyle fokaça'yı). Hep yapmaya girişeyim isterim, hep bir engel çıkarırım...
demiş: tijen | 25/08/2010 at 11:49
Nefis görüntüler, ellerinize saglik. Ben de bu yaz mutfak penceremin önünde bir seyler ektim. Her an elimin altinda bulunmalari cok güzel. Sevgiler...
demiş: nesrin | 12/08/2010 at 21:33
siteniz çok güzel.. anladığım kadarıyla ingilizcenizde iyi o yüzden bake or break diye benzer bi site önermek istedim.. çok iyi taifler bulabilirsiniz ama sadece hamurişi tarifleri var..
http://www.bakeorbreak.com/
demiş: onur | 11/08/2010 at 11:55
Ben de evin terasında biberiye, nane, reyhan, fesleğen vs.. yetiiştiriyorum.. Bitkilerle uğraşmak insanı hem mutlu ediyor hem de stresini alıyor.. Baharatlı bir ekmek ramazan ayında sahura yapıldığı zaman da çok lezzetli bir alternatif olabilir..
demiş: mutfakteyze | 10/08/2010 at 19:07
Ukalalık olarak değerlendirmeyin hatta bu yorumu yayınlamayın bile, ama baharat çoğul bir kelime. Bahar kelimesinin çoğulu. Ben de yeni öğrendim sayılır, çünkü bu şekilde kullanımı daha çok. Yani ya baharlar ya da baharat denilmesi gerekiyor. Umarım beni yanlış anlamazsınız.
demiş: Zeynep | 01/08/2010 at 20:08
Ayyy... Evcinim cok ozlemisim seni... Ekmek harika gorunuyor. Simdi olsa, soyle ikiye kessem incitmeden, bir tarafina halis zeytinyagi, diger tarafina balsamik sirke dolandirsam, icine bol akdeniz yesillikleri, dilimlenmis kan kirmizi domates ve taze mozarella koysam, kapatip soyle keyifle yesem hamile oldugumu anlar misin? :)))
demiş: sumeyye | 31/07/2010 at 19:24
Fatoş; 3. bölümde yazan "Temiz ve kuru tezgahın üzerine bolca un serpiştirin. Kabın içindeki hamuru sıyırarak tezgahın üzerine yerleştirin. Top şeklini verin. Büyük bir kabın içini zeytinyağıyla hafifçe yağlayın. Hamuru kapın içine koyun. Üzerini zeytinyağıyla hafifçe yağlayın. Kabı streç folyoyla iyice kapatın." kısmından sonra mayalı hamuru, bir gece buzdolabında dinlendirebilirsiniz. Ertesi gün buzdolabından çıkardığın hamuru oda sıcaklığında 2 saat bekletip, 4. bölüme geçebilirsiniz.
demiş: evcini | 31/07/2010 at 00:39
Merhaba
Ben mayalı hamurlarla ilgili birşey sormak istiyorum. Akşamdan yoğurup dolaba koyulabilir mi? Sabah mayalanıp pişirmek için. Acil durumlarda bu çok işime yarardı doğrusu.
demiş: fatoş | 30/07/2010 at 12:37
ev cini nerdesin???çok özledim leziz tariflerini:(
demiş: zuzuşka | 29/07/2010 at 13:42
Bu ekmeğe bayılıyorum ve değişik tiplerini sürekli deniyorum; karamelize soğanlı, kurutulmuş domatesli, siyah zeytinli, kuru üzümlü... Hepsi ayrı güzel hepsi ayrı lezzetli. Sadece bir püf noktası eklemek isterim bu güzel tarifine o da fırının içine su dolu bir kap koyarsan hamur daha ıslak daha bir lezzetli çıkıyor :)
Bu arada blogunu çok severek okuyorum cok güzel ve yalın bir dille tarifleri veriyorsun ki tüm yaptıkların çok basit takip edilebiliniyor... tebrikler
Sevgiler
Sıla
demiş: Sıla Eke | 16/07/2010 at 23:02