« ev yapımı ketçap ve domates soslu acı sivri biber turşusu | Ana Sayfa | minik elmalı paylar »

Zeytinyağlı Kereviz

ayva
Bir süredir eski basımlı ziraat kitaplarını topluyorum. Sinan, burnumu bu kitaplardan kaldırmadığımı görünce "sana kitap siparişi verdim, ama taş tabletlere yazıldığı için kamyonla gönderecekler." diyor bana. Çok gülüyorum.  Elimdeki, 1939 tarihli Halk Ziraati adında aylık ziraat bilgileri kitabına dönüyorum tekrar. "Nefis, tatlı kavunlar nasıl yetiştirilir?" den "Kış mevsiminde tavukları fazla yumurtlatmak için ne yapmalı?" ya, oradan da "evlerde yoğurt nasıl yapılır?" a atlıyorum. 

Ardından, 1968 tarihli, Tarım Bakanlığı Yayınları'ndan çıkan modern sebzecilik kitabına göz atıyorum.  Çiftlik gübreleri, kompostlar... Bugünün tarım kitaplarında da olan gayet yararlı bilgiler bunlar. Sonra birden gözüme DDT kelimesi takılıyor, irkiliyorum. Sebze zararlısı böceklerden kurtulmanın çaresi olarak mütemadiyen DDT tavsiye ediliyor.  Bu zehirin ne kadar korkunç olduğunu ve kullanılmasının yasaklandığını biliyorum. 

DDT 1939'da keşfedilen çok zehirli böcek ilacı. İlk keşfedildiğinde mucize ilaç deniyor ve akla gelebilecek her yerde (insanların bile üstüne sıkılıyor.) kullanılıyor. Daha sonra, Rachel Carson adında bir biyologun 1962 yılında yazdığı Sessiz Bahar kitabı sayesinde, doğada kolay kolay yok olmadığı, yıllar sonra bile suda ve toprakta yoğun halde kaldığı, hayvan popülasyonlarında azalmaya sebebiyet verdiği ve insanlarda kalıcı rahatsızlıklar yarattığı anlaşılıyor. DDT kullanımına 1972 yılında uluslararası yasak getiriliyor. Bizde ne zamana kadar kullanılıyor, bilmiyorum. Sessiz Bahar yayınlandıktan sonra dünyada kıyametler koparken,  6 yıl sonrasında çıkan ziraat kitabında bile çiftçilere DDT tavsiye edildiğine göre, pekte iyimser olmamak lazım.  

Bugünün Türkiye'sinde ise değişen birşey yok. Birkaç gün önce çıkan yönetmeliğe göre, genetiğiyle oynanmış ürünlerin ithali serbest bırakılıyor. Mucize ilaç yalanının yerini, genetiğiyle oynanmış mucize tohumlar yalanı alıyor.  

Kereviz 

Ayvanın mayhoş tadı ve pişince yumuşayan ama kendini bırakmayan dokusu yemeklere çok yakışıyor. Sanırım bu yüzden, Malatya mutfağında, çoğunlukla da yoğurtlu yemeklerde ayva kullanılır. Ben de kış mevsiminin en güzel sebzelerinden biri olan kerevizle, ayvanın uyumuna bayılıyorum. Bir zeytinyağlı kereviz hayranı olarak, beklentim şu: Belirgin bir tatlılık, mis gibi kereviz ve portakal kokusu, kerevizin keskin tadı, ayvanın yumuşak, meyvemsi dokusu, bunları dengeleyen patatesin sadeliği, hoş bir ekşilik ve bütün bu tatların üstünü hafifçe sarmış zeytinyağının tadı ve kokusu. 

Öncelikle, bu yemekte malzemelerin tazeliğine ve kullandığım oranlara çok dikkat ediyorum. Sonuçta bu bir kereviz yemeği olduğu için diğer sebzeleri dörtte bir oranında kullanıyorum. Soğan hariç bütün malzemeleri eşit boyda doğruyorum. Soğanı özellikle çok minik doğruyorum ki tadını versin ama ortalıkta çok gözükmesin. Sadece portakal ve limon suyuyla pişiriyorum. Pişirirken sebzelerin üzerini fırın kağıdıyla kaplıyorum ki, buharlaşan su tekrar sebzelerin üzerine dökülsün, azıcık suyla sebzeler pişebilsin ve yağına kalsın. 

Zeytinyağlı Kereviz

Malzemeler:

  • 4 adet orta boy kereviz (varsa bir kaç ince dalı ve yaprağı) 
  • 1 adet orta boy patates
  • Ayva (patatesle aynı miktarda)
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
  • 1 adet orta boy kuru soğan
  • 60 ml. (1/4 cup) riviera zeytinyağı
  • 1 adet iri portakalın suyu
  • Yarım limonun suyu (az ekşi seviyorsanız, daha az; çok ekşi seviyorsanız daha çok kullanın)
  • Çok iyi kalite sızma yağ
  • Deniz tuzu

Tarif:

  1. Orta boy bir kaseye su doldurun. İçine bir yemek kaşığı limon suyu ekleyin. 
  2. Kerevizlerin kabuklarını biraz derince soyun. Tavla zarı büyüklüğünde küp küp doğrayın. Limonlu suyun içine atın. Kerevizin taze dallarını ve küçük yapraklarını yıkayın. Küçük küçük doğrayıp, bir köşeye ayırın.
  3. Aynı şekilde, patatesin ve ayvanın kabuklarını soyun. Hepsini tavla zarı büyüklüğünde, küp küp ve eşit miktarda doğrayın. Onları da limonlu suyun içinde bekletin.
  4. Bu arada, orta boy tencereye riviera zeytinyağını koyun, orta ateşte hafifçe kızdırın. Çok çok küçük doğradığınız soğanı ve bir çay kaşığı deniz tuzunu yağa ekleyin. Soğanlar şeffaflaşana kadar pişirin.
  5. Suyun içindeki sebzeleri iyice süzdürün ve bir köşeye ayırdığınız dallar ve yapraklarla beraber tencereye ekleyin. Orta ateşte, soğanla ve yağla kaplanana kadar kavurun. Sebzeler hafifçe tencerenin dibine tutunmaya başladıklarında, portakal ve limon suyunu ekleyin. 
  6. Bir parça fırın kağıdını elinizin içinde buruşturun ve sebzelerin üzerini kapatın. Tencerenin kapağını da kapattıktan sonra, ocağı yavaşa alın ve 25 -30 dakika pişirin. Bu sürenin sonunda bütün sebzeler ve ayva yumuşayacak ve tencerenin dibinde sadece yağ ve çok az sos (portakal ve limon suyu) kalacak.
  7. Ocağın altını kapatın ve tencerenin içindekiler kendi halinde soğuyana kadar bırakın.
  8. Soğuyan yemeği, servis tabağına alın. Üzerine kaliteli sızma yağdan gezdirin. Arzu ederseniz biraz, portakal kabuğu rendesi ve çiğ kereviz yaprağıyla çeşnilendirin. Servis yapın.
  9. Bu yemeğin yanında pancar yaprağı, roka ve kereviz yaprağından yapılmış salata nefis oluyor.

 

Yorum kısmı kapalıdır.





    • ev cini


yüksek voltaj


  • Hey yabancı, fotoğrafları ve tarifleri alıp, kendin yapmış gibi yayınlamak düşüncesindeysen bir daha düşün derim. Kimse sana aferin demez. Daha kötüsü sonun böyle olur. Çarpılırsın... Ev Cini © 2004-2012 Her Hakkı Saklıdır.
Powered by TypePad