Sadece Deniz Tuzu...
Hepimizin mutfağında, ocağın hemen yanında duran rafine tuzların gerçekte tuz olmadığı söyleniyor. İçine çeşit çeşit kimyasallar eklenmiş; kolay aksın, beyaz olsun, nemlenmesin diye yapılan işlemlerle mineral namına birşeyin kalmadığı bir toz haline dönüşen tuza, aslında su ve hava kadar ihtiyacımız var. Hatta diyetlerde tavsiye edilen düşük tuz alımının insanlarda baş dönmesine, kas ağrısına sebebiyet verdiği ve hatta daha ileri seviyelerde kanser oluşumunu başlatacak etkenlerden biri olduğu belirtilirken, hergün tuz tadında ama tuz olmayan birşey kullanmak sizce de korkunç değil mi?

Uzun zamandır deniz tuzu kullanmamın sebebi işte bu. Çünkü rafine olmamış deniz tuzu mineral bakımından zengin ve içinde ihtiyaç duyduğumuz bütün mineraller doğal halde bulunuyor. Ülkemizin 3 tarafı denizlerle çevrili ama deniz tuzunu sadece meraklısı biliyor ve bulabiliyor. Daha yaygın olarak kullanılması gereken bu tuza Tariş, Sade ve CityFarm gibi firmaların markaları altında ulaşılabiliyor. Bu konuyla ilgili küçük bir yazı okumak isterseniz burayı tıklayın.
Dünya genelinde üretilen 200 milyon ton tuzun sadece %7'si mutfaklarda kullanılabilmekte. Dünya mutfağında kullanılan tuz çeşitlerinden bir kaçı ise şunlar:
Maldon Deniz Tuzu (Maldon Sea Salt) : İngiltere'nin Maldon bölgesinden çıkarılan ve dünyaca meşhur olan tuz.
Keltik Seltik Deniz Tuzu (Celtic Sea Salt) : Hala Keltik yöntemleri kullanılarak çıkartılan Fransız tuzu.
Cuyutlan : Meksika'da bulunan deniz tuzu.
Nazuna Deniz Tuzu : Japonya'nın Kyushu adasından çıkarılan deniz tuzu.
Peru'nun Pembe Tuzu (Peruvian Pink Salt) : Peru dağlarından gelen tuz.
Avustralya'nın Murray River Tuzu (Australian Murray River Salt) : Murray Darling Havzası'ndan çıkarılan tuz. Su yosunları yüzünden, içinde kırmızı pigmentler vardır.
Hawaii'nin Black Lava Deniz Tuzu : Kara rengini içindeki öğütülmüş lav taşı ve kömürden alan tuz.
Hawaii'nin Red Alae Deniz Tuzu : Volkanik kırmızı kille zenginleştirilmiş deniz tuzu.
Sel Gris : Gri deniz tuzu
Hindistan'ın Kara Tuzu, Kala Namak : Hindistan mutfağında itinayla aranan ve kullanılan tuz.
Fleur de Sel : Fransa’nın Brittany bölgesinden elde edilen ve kristal parçacıkları şeklindeki taneleriyle özel olan tuz çeşidi.
Kıbrıs'ın Siyah ve Beyaz Deniz Tuzu : Varmış öyle bir tuz.!
Kosher Salt : Katkısız tuz. Geniş yüzeyli, büyük kristal parçalarına benzeyen taneleri vardır.
Kaya Tuzu : Büyük parçalar şeklinde tuz madenlerinden çıkarılan ve rafine olmayan tuz.
Peynir Tuzu : Peynir yapmak için gereken saf tuz.
Turşu Tuzu : Turşu yaparken kullanılan saf tuz. Kaya tuzu da kullanıldığı olur.
Sofralık Tuz : Deniz tuzunun veya tuz madenlerinden çıkarılan tuzun rafine edilmiş hali. Bu arada, son çıkan yönetmeliğe göre rafine olmamış deniz tuzlarının paketlerinin üzerine de sofralık tuz yazacaklarmış. Kafanız karışmasın. İçeriğini iyice okumak yardımcı olabilir.

Tuz çeşitleri içinde apayrı bir yere sahip olan çeşnili tuzlar daha çok, mutfaklarında farklı lezzetler arayanların tercih ettiği güzellikler. Granüllü deniz tuzuna likit veya toz haldeki kokular ya da kuru otlar, baharatlar ekleyerek elde edilen çeşnili tuzların en ünlüsü ise füme tuz. Meşe, armut gibi güzel koku veren ağaçların talaşlarının yakılmasıyla yayılan dumanla tütsülenen tuz, eğer bu imkan yoksa, üzerine hazır olarak satılan füme kokulu yağlar damlatarakta elde edilebilir. Benim yöntemim ise aslında tavuğu veya balığı basittçe tütsülemek için kullanılan yöntemle aynı.
Füme Tuz (Tea - Smoked Salt)
Malzemeler:
1 cup = 250 ml.'lik su bardağı
- 1/4 su bardağı kahverengi toz şeker
- 1/4 su bardağı pirinç
- 2.5 yemek kaşığı çay (10 adet poşeti çıkarılmış sallama çaya denk geliyor. )
- 1 su bardağı öğütülmemiş deniz tuzu. (Ben Sade markasının deniz tuzunu kullandım.)
Tarif:
- Küçük bir sos tenceresinin içini aluminyum folyo ile tamamen kaplayın. İçine şekeri, pirinci ve çay yaprağını koyun. Elinizle hafifçe karıştırın.
- Başka bir parça aluminyum folyonun kenarlarını tabak gibi yukarı kıvırın. İçine tuzu koyun. Bu tuz çanağını çaylı karışımın üzerine yerleştirin.
- Tencerenin kapağını sıkıca kapatın ve kısık ateşte pişirmeye başlayın. 30 - 40 dakika boyunca tencerenin kapağını açmadan tütsüleme işini yapın. Bu sürenin sonunda tencerenin altını kapatın ve soğuyana kadar bekletin.
- Evin içi kokmasın isterseniz - ki sahiden çok kokuyor - tencerenin kapağını balkonda açın. Hafifçe nemlenmiş olan tuzu çıkarın ve kuruyana kadar oda sıcaklığında bekletin. Hava almayan bir kapta saklayıp, etlerinizi ve balıklarınızı mangalda pişmiş gibi lezzetlendirmekte kullanabilirsiniz.








merhaba, ben deniz tuzunu mısır çarşısındaki papatya baharattan aldım.
demiş: nermin | 24/05/2009 at 23:54
Verdiğiniz bilgiler için çok tşk ederim, benim böyle birşeyden haberim yoktu ve çoğu kişininde benim gibi haberleri yoktur sanırım.Bundan sonra deniz tuzunu kullancağım hatta bi koşu markete gittim aldım geldim ama merak ediyorum bu aldığım deniz tuzu sizin bahsettiğiniz deniz tuzu ile aynı deniz tuzumudur acaba?
Markası billur tuz 3 kiloluk, en altta deniz tuzu diye yazıyor, en üstündede iri salamura tuzu yazıyor, turşu salça zeytin konserve peynir yapımında filan kullanılırmış üstünde yazıyor bunlarda, birde doğal yöntemlerle üretilmiştir diyor ama inansakmı acaba siz ne dersiniz? Tekrardan bizleri böyle önemli bir konuda uyandırdığınız için tşklerimi sunarım.
demiş: Volkan | 20/04/2009 at 18:44
Barış, koser tuz, yahudilerin, özellikle şarküteri ürünleri yaparken kullandıkları bir tuz çeşidi. Billur Tuz'un yıkanmış salamura tuzunu kullanabilirsiniz. Büyük paetlerde satılan, iri granüllü bir tuzdur. Ben genellikle salamura yaparken ve makarna suyunda kullanıyorum.
demiş: evcini | 13/04/2009 at 01:45
Yabancı kaynaklı internet sitelerinde dökme demir tavada et pişirme üzerine araştırma yaparken ısrarla koşer tuz kullandıklarını gördüm. Tüm araştırmalarıma rağmen bunu İstanbul'da alacağım bir yer bulamadım. Bilginiz var mı acaba?
demiş: Barış | 16/03/2009 at 16:07
Tuz gölüne boşalan kanalizasyonlara değinmemişsiniz yazınızda. Bu özellikle vurgulanmalı:
http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=153398
demiş: muzaffer ünsal | 21/01/2009 at 22:33
selamlar!
Ben 2 yıldır deniz tuzu kullanıyorum cityfarm firmasının migrostan almıştım ama malesef bu ürünü cityfarm kaldırmış niyese!Bizim en çok kullandığımız TUZ,ŞEKER ve UN .Malesef bu üçünüde rafine haliyle kullanmak zorunda bırakıldık ve 30 yıldır bunların içinde bulunan yüzlerce elementi alamamanın yanında içine katılan beyazlaştırıcı,raf ömrünü uzatıcı,topaklanmayı önleyici(tuza bunun için alüminyum hidroksit veya alüminyum silikat maddesi katılıyor ki buda alzeymır hastalığının oluşmasının bir etkeni-kısaca alüminyum öncelikle beyin hücrelerini öldürerek unutkanlık yapıyor )maddelerle vücudumuzun bağışıklığı dibe vurdu bide antibiyotik ve genetiğiyle oynanmış ürünleride sayarsak gidişat kötü:((
demiş: Bünyamin | 15/09/2008 at 22:00
Alp, paylaşımınız için teşekkürler. Maldon tuzu almak isteyenler için: Paya firması Türkiye'ye getirmiş. Şu adresten alabilirsiniz.
http://www.naturey.com/maldon/marka/116
demiş: ev cini | 27/06/2008 at 00:24
Selamlar yazınızı okuyunca bir kaç şeyi paylaşmak ve bir uyarıda bulunmak istedim. , NY'ta bir aşçılık okulunu bitirdim ve Amerika'dan yeni döndüm. Bir kaç aydır İstanbul'da aradığım malzemeleri bulamamaktan yakınıyordum, ama son bir iki haftadır bazı yol gösterenler sayesinde bir çok şeyi buldum, NY'da her yerde bulunabilen bazı şeyler burda oldukça zor bulunuyor(mesela ördek göğüs:) Maldon Deniz Tuzu'da aradığım malzemeler arasındaydı. Bildiğiniz gibi bu tuz gerçekten çok çok özel ve bence diğer hiç bir tuzla karşılaştırıamayacak bir ürün. El yapımı olması nedeniyle biraz pahalı fakat her kuruşuna değiyor. Geçenlerde Türkiye'de bir web sayfasında buldum, fakat gelen ürün amabalajıyla ve görünüşüyle hiç Maldon'a benzemiyordu, ben cesaret edip içindekini tatmadım fakat sizeleride uyarmak istedim, bu ürünü internetten sipariş ederseniz üstünde yazan bilgilerin hepsinin ingilizce olmasına dikkat edin. Maldon'un tüm dünyada tek bir amabalajı var. Daha sonra www.maldonsalt.co.uk sitesinden bu ürünün Türkiye distribütörünü buldum vede onların sayfasından gerçek ürüne ulaştım. Bu sayfada sayın evcini'nin nasıl tercih edeceğini bilmediğimden web sayfalarının adını vermiyorum, ama dediğim gibi bu ürünü alacağınız yeri iyi seçin. evcini sayfanız çok sempatik, eşimle hemen favorilerimizden oldu.
demiş: Alp | 26/06/2008 at 22:51
Merhaba,
Deniztuzuna yonelik mini bir arastirma yaparken yaziniza rastladim. Cok haklisiniz, boyle bir ulkede deniz tuzuna ulasamiyor olmak kabul edilir degil. Taris in deniztuzu 1 yildir piyasa da yok. Maldon deniz tuzu (500 gr) 20 ytl satis fiyati ile hic de ekonomik degil...Ve Sade de malesef urun tedarigi konusunda cok yetersiz.
Ben butik gıda isi (gurme gıda) yapan bir kisi olarak bile magazama deniztuzu tedarik etmede zorlaniyorum.
Buradan ilgilenenlerle piyasaya yeni giren bir deniz tuzu markasini paylasmak isterim: GİZZİA . Firma bana denemem icin bir paket numune gondermis. Urunu dener denemez hemen satisina baslamak icin siparis ettim. Gizzia Fiyat, urun kalitesi ve ambalaj acisindan degerlendirince gercekten digerlerinden onde bir deniz tuzu diyebilirim.
Saglikla Kalin,
I.Ebru YILDIZ
demiş: Ipek Ebru YILDIZ | 14/04/2008 at 15:32
Yasemin, deniz tuzunda doğal olarak iyot bulunuyor. Balık yiyerek ve hatta deniz kenarında dolaşarak bile iyot alınabiliyor. Fakat yeterli oluyor mu bilmiyorum.
demiş: ev cini | 11/02/2008 at 22:22
Marketlerde satılan normal sofra tuzları vücut için çok faydalı olmasa da iyot ihtiva etmek zorunda.Aksi halde satılmasına müsade edilmiyor.Benim sormak istediğim deniz tuzunda iyot bulunuyor mu?Çünkü iyot vücut için özellikle çocuklar için çok gerekli bir madde.Fazla alındığında tiroitte birikme,az alındığında ise tiroit hastalıkları yapıyor.Yani bir miktar tüketilmeli.Kaya tuzunda bu madde yok ve çok fazla bunu başka bir yerden temin edebilme imkanımız da yok. Bilgilendirirseniz çok sevinirim. Teşekkürler...
demiş: yasemin | 08/02/2008 at 18:24
Hüseyin, Ben füme tuzu soslarda değil de, şöyle kullanıyorum: Elektrikli ızgarada veya ızgara tavasında pişireceğim balığın, köftenin veya bifteğin üzerine sadece bu tuzdan serpiştiriyorum. Böylece mangalda pişmiş gibi bir tat alıyorum. Sosun içindeki baharatlar, yağ ve limon, füme tadını bastırıyor olabilir.
demiş: ev cini | 18/12/2007 at 23:14
Tea - Smoked Salt
ile ilgili tarifi aynen uyguladım kavanoza koymadan aroma mükemmel idi fakat soslarda pek hissedilmiyor,tuzdan olabilir mi?
demiş: Hüseyin | 18/12/2007 at 14:51
selam evcini;
bu yazını atlamışım yeni okudum:(
marketlerde satılan ticari tuzlar kimyasal madde kullanılarak beyazlaştırılıyor, bu esnada içindeki mineraller tamamen kaybolup hatta bazıları zararlı oksit maddelere donüşüyor. Deniz tuzu ticari tuza oranla daha organik gözükmesine rağmen kendine özgü zararlı maddeler içerebiliyor mesela deniz ve göllerde bol miktarda bulunan ağır metaller tuzun yapısındada var, bunlar ise özellikle hamile bayanlar için oldukça tehlikeli olabiliyor. Bu durumda kullanılabilecek tek tuz kalıyor:kaya tuzu.özellikle hindistan yada pakistan ürünü olan kaya tuzları. İçinde vucut için gerekli tüm mineralleri barındırıyor ve vucudun sırkulasyon sistemini ayarlıyor. Renginin hafif pempemsi olması ise kaya tuzunun kaliteli olduğunun göstergesi.
off kafanı şişirdim.
ben senin tuz tarifini denemeye gidiyorum...
sevgiler..
demiş: burcu | 05/09/2007 at 17:57
Kala namak pek hoş kokmuyor, hatta kötü kokuyor. hazmı kolaylaylaştırmak için hazırlanan bazı karışımlara konuyor. yemeği fazla kaçıranlar için ideal ama tad ve koku çok sevimsiz.
demiş: Aslis | 02/02/2007 at 12:00
İpek, tarif ve anlatım Defne Koryürek'e ait. Ben sadece copy-paste yaptım.
güler, aydınlatıcı yorumun için teşekkürler.
dilek'cim, Jill Norman'ın herb&spice kitabında aradığın tüm bilgiler var. Bahsettiğin bibere (flower pepper) "Japon biberi" ya da "fagara" da deniyormuş. Çinlilerin "Sichuan Pepper" dedikleri-ki Çinliler bu baharatı et, tavuk fırın yemeklerinde kullanılıyormuş- bir baharatta bu biberin meyveleri tuzla kavrularak kullanılıyormuş. Japonların udon'larında, çorbalarında, nabemono'larında kullanılan "Seven spice powder"''ın bir malzemesi de bu bibermiş. Kitabı sana kesinlikle tavsiye ediyorum.
demiş: ev cini | 23/01/2007 at 22:34
Ev cini ne güzel bir giris!
Ben bu tuzlarin sadece birkacini tatmis bulunuyorum. Iyi ascilarin belirli bir tarifleri icin hazirladiklari özel tuzlari oluyor. Ben bilincli olarak ilk kez iki hafta önce pazar günü yemege davetli oldugumuz hint bir ciftte kala namak tattim, kara tuz. Gercekten hem renkte, hem tatta farkliydi. Onlar himalayadan geldigini söylemisti.
Neyse artik karabiberlere gecersin gelecek girisinde ben yeni cicek karabiberiyle tanistim:) Bu aralar onu deniyorum. En iyi kendini nerede belli ediyor diye. Gecen yil martta portakalkarabiber görmüs ve tatmistim arkadasta. Hostu yemekte cok fark edemesem de;) Senin tanidiklarini ve düsündüklerini de merakla bekliyorum.
Sevgiler
demiş: dilek | 23/01/2007 at 19:21
merhaba ;
yine orijinal bir detay icin tesekkurler ev cini.blogunuz itinali hazirlanmis ve orijinal.merakla takip ediyorum yenibirseyler varmi diye.
Zehra hanim; ben de hipotroid hastasiyim. bu konudada bayagi arastirma yaptim. deniz tuzundaki iyot oranini bilemiyorum ama alinan iyotlu tuzlarinda vucuda pek yarar saglamadigi soyleniyordu konuyla ilgili yazilarda. soyleki; kullanirken sicak ortamla temas ettiginde iyot kayboluyormus.dolayisiyla yiyeceginize soguk ve son anda eklemeniz gerekiyor.yani yemek piserken eklenen iyotlu tuzun pekte bir manasi yokmus.ulkemizde iyot; bol miktarda kaya korugu denilen bitkide bulunuyor. marketlerde tursusu var. guneyde yasiyorsaniz bulabilirsinizde cunku Antalya dolaylarinda yetistigi soyleniyordu hatirladigim kadariyla. birde uzun zamandir yazmak istedigim birsey var soya fasulyeli tariflerle ilgili. ulkemizde yetisen yiyecekler potansiyel olarak iyot acicin fakir yiyecekler.o yuzden hipotroid hastasida cok. soya fasulyesi ve yan urunlerinin troid hormonunu baskilayici ozelligi oldugundan okudugum bir yabanci sitede soya fasulyesinin tiroid hastalari icin cok tehlikeli olabileceginden bahsediliyordu. soya fasulyesi tuketenlerin dikkatli olmasi gerekiyor deniyordu. kusura bakmayin konudan saptik, birazda uzun oldu. ama yiyecek ve saglik sozkonusu olunca bilinmesi gerekli diye dusundum. herkese saglikli gunler....
demiş: guler | 23/01/2007 at 14:03
konuyla ilgili birşey sormak istiyorum. bende guatr başlangıcı olduğu için doktor iyotlu tuz kullanmamı önerdi. bende yaklaşık 6 aydır iri deniz tuzu (sade marka) alıp evde öğütüyorum. Ama deniz tuzunun iyot oranının ne olduğunu bilemiyorum. Bu konuda bir bilgiye sahip olan varsa ve beni aydınlatırsa çok sevinirim . teşekkürler..
demiş: zehra | 22/01/2007 at 16:40
Evcini detaylı anlatımın ve tarifin için çok çok teşekkürler.
Sevgiler
İpek
demiş: acemi aşcı | 19/01/2007 at 13:02
Herkese merhaba:)
Yeşim, Zeynep'e katılıyorum. Tadı tuzsuz gelip kaşık kaşık ekleyebilirsin. Dikkat etmek lazım. Ama sonuçta deniz tuzunu daha az kullanıp, daha kaliteli sonuç elde edebilirsin.
İpek, Defne Koryürek'in blogunda aradığın gibi bir reçete vardı. Çok güzel olduğunu tariften anlayabilirsin. Şöyle:
Basit Somon Salamurasi
2 kisi icin
300-350gr somon fileto
1 greyfurt
1 portakal
Somonu irice tavla zarlari seklinde kesin. Paslanmaz celik yada cam ama asitle reaksiyona girmeyecek cinsde bir kaba aktarin. Greyfurtun kuzey ve guney kutuplarini meyvanin gorunecegi kadar derin kesin. Kabugunu bir bicagin yardimi ile soyun. Ama oyle soyun ki segmenler acikta kalsinlar. Yani kabuksuz kalan greyfurtu elinize aldiginizda dilimleri gorun, ancak dilimleri orten ince zar kalmamis olsun. Simdi o segmenleri bir bicagin yardimi ile dilim dilim tabaga aktarin. Suyu akacaktir, somonlarin uzerine akmasina yardimci olun. Ziyan olmasin. Somonlar greyfurt suyu ve dilimleriyle kaplandiginda ayni islemi bu kez de portakal icin yineleyin. Baligin uzerini kapatin ve buzdolabina kaldirin. Iki saat dolapta beklesin.
4-5 dal taze nane
2-3 dal taze feslegen
2 iri dal kereviz sapi
Tum yesillikleri ince ince kiyin.
1 avocado
1 demet roka
Avokadoyu kabugundan ayirin, dilimleyin. Rokalari yikayin ve kurutun. Once Rokayi yerlestirin tabaga, sonra avokadolari. Uzerine balik karisimini dokun ve en son da ince ince kiydiginiz yesillikleri.
Deniz tuzunu, Esat caddesindeki Fisko Birliğin mağazasından alıyorum. Ayrıca Bilkent Real, Tunalı Erzincan Mandıra, Tunalı'daki Yetkin pasajının içindeki Sade markasını satan dükkandan bulabilirsiniz.
demiş: ev cini | 19/01/2007 at 01:16
ben de yaklaşık 3 aydır deniz tuzu kullanıyorum. uzun zamandır bakınıyor ama bulamıyordum. önce şatıroğlu mandırada yabancı bir marka ve tuz öğütücüsü ile birlikte buldum, ardından da erzincan mandırada paket halinde buldum (diğer yorumlarda nerede satıldığı sorulmuş da).
bu posttan da tuz hakkında yeni bilgiler edindim.
teşekkürler evcini...
demiş: hülya yılmaz | 18/01/2007 at 21:41
Celtic ingilizcede "seltik" okunsa da dilimizde "keltik" diye okunur. Hani, soyleyeyim dedim.
demiş: fethiye | 18/01/2007 at 17:23
sevgili ev cini,
deniz tuzunun faydalarını, yemeğe kattığı lezzeti bir çok yemek kitabında ve yemek programında okuyor ve duyuyorum. Öğütücüsü evde hazır. Carrefour ve migroslarda tuz standlarına her seferinde hızla atılıyor her seferinde de rafine edilmiş kaya tuzlarına çarpıyorum.
Nerden bulabilirim deniz tuzunu?
sevgiler
kek ve kahve
demiş: kekvekahve | 18/01/2007 at 16:10
Deniz tuzunu Ankara'da nereden elde edebilecegimi yazarsaniz cok sevinirim,
Tesekkurler
demiş: Ebru Gunes Yalcin | 18/01/2007 at 11:51