« Un hakkında birkaç şey... | Ana Sayfa | Çikolatalı puding »

Granola (Kahvaltılık Yulaf Karışımı)

Evet... Nerede kalmıştık. Çok uzun zamandır sevgili blogumu ihmal ettim. Önce, kış ayının kasveti içimi sıkıyordu. İçimden kolumu kıpırdatmak gelmiyordu. Arkasından ağır bir grip geçirdim. Burnum öyle tıkalıydı ki yediğim yiyeceklerin kokusunu ve haliyle, tadını alamıyordum. Mutfağa girip, yeni birşeyler denemek şöyle dursun, yemek yemek bile anlamsız gelmeye başlamıştı. Şimdi ise yeni bir eve taşınma arifesindeyiz. Burnumuza kadar, bu işin detaylarına batmış durumdayız. Bahane değil ama istiyorum ki herşey bittikten sonra, yeni mutfağımızdan güzel yemekler, pastalar ve hatta peynir, sosis, pastırma yapmak gibi heyecan verici işlerle, kaldığımız yerden devam edelim. 

Ve nihayet bahar geldi:) Tazecik, çıtır çıtır sebzeler tezgahlarda görülmeye başladı. Bu kış, hemen hemen her hafta Organik Pazar'a uğradım ve oradan alışveriş yaptım. Bütün marketlerin sebze reyonlarında mevsimi dışında patlıcanlar, biberler, domatesler satılırken, bana onların hiçbiri çekici gelmedi. O sıra neyin mevsimiyse, gidip onu aldım ve pişirdim. Minicik, çıtır ıspanaklar; bir düzinesi incecik köklerinden ipe dizilmiş olan kıvırcık marullar; içi bol sulu, kabuğu ilaçlanmamış ve mumlanmamış limonlar, nefis kokusuyla meyer limonları (tatlı limon) ve hayatımızda yediğimiz en lezzetli patatesler sayesinde, bu kış gerçek yiyeceklerin gerçek tadını aldık. Fakat yine de bahara ve yaza ait her sebzeye, meyveye özlemimiz arttı. Öyle ki Organik Pazar'da minicik Karaburun enginarlarını ilk gördüğümde sevinç çığlıkları attım. 

Kış boyunca en çok domatesi özlediğim için, mütemadiyen bir domates kitabına bakıp bakıp (The Heirloom Tomato: From Garden to Table: Recipes, Portraits, and History of the World's Most Beautiful Fruit) iç geçirdim. Mart ayının ortasında artık dayanamayıp,  Anadolu Tohum'un hibrit olmayan "süper marmande" tohumlarından alıp, yetiştirmeye başladım. Fakat aklım kitaptaki miras (aile yadigarı) tohumlarda kaldığı için,  sadece, koruma altındaki bu tür tohumları satan küçük bir firmadan (Sand Hill Preservation Center) postayla sipariş verdim. Şimdi heyecanla tohumlarımı bekliyorum. 

Türkiye'deki domates tohumlarının çoğunun hibrit olduğu ve İsrail'le Fransa'dan geldiğini okudum biryerlerden. Anavatanı Güney Amerika olan domates, Osmanlı mutfağına 19. yy'ın ikinci yarısında girmiş ve Türk mutfağında yoğun olarak 20. yy.'ın başında kullanılmaya başlamış. O günlerden kalan miras tohumlarımızın ne kadarı günümüze geldi bilmiyorum ama ağustos ve eylül ayında Ankara'da satılan Ayaş domateslerinin, o yadigarlardan biri olduğunu tahmin ediyorum. Kitapta da birkaç çeşidi bulunan Mortgage Lifter cinsine benzettiğim bu domateslerin çekirdeklerini çıkarıp saklayacağım ve gelecek sene kendi miras domateslerimi yetiştireceğim.
Sonradan Ek: Sand Hill'den sipariş ettiğim domates tohumları nihayet geldi. Sadece koruma altındaki, eski cins, yadigar tohumları satan bu çiftlik, hobi olarak tohum üreten karı koca bir çiftin yeri. İnternet adresinden indirip, çıktısını alacağınız sipariş formuna, yine internet adreslerinde listesi bulunan ürünlerden istediklerinizi yazıp, daha sonra bir posta zarfına hem bu listeyi, hem tohum ücretini, hem de Amerika'dan Türkiye'ye posta ücretini ekleyip (5 $),  posta yoluyla gönderiyorsunuz. Benim siparişlerim, zarfı postaya verdikten 35 gün sonra geldi. Sipariş ettiklerimden ayrı, 3 adet farklı cinslerde  domates tohumunu hediye olarak gönderdikleri için mutlu oldum. Her zarfta 15 adet tohum var. Ben bu sene, büyük bir ihtimalle domates yetiştiremiyeceğim için (henüz taşınamadık); tohumlarımı, bozulmaması için buzdolabına kaldırdım. 

Granola

Granola (Kahvaltılık Yulaf Karışımı)

Malzemeler:

  • 150 gr. (2 cup) yulaf ezmesi
  • 50 gr. (1/2 cup) kavrulmamış fındık  
  • 50 gr. (1/2 cup) kavrulmamış badem 
  • 60 gr. (1/2 cup) kabak çekirdeği içi  
  • 20 gr. (2 yemek kaşığı) susam 
  • 1 yemek kaşığı süzme bal 
  • 60 ml. (1/4 cup) elma suyu 
  • 2 yemek kaşığı fındık yağı 
  • 60 gr. (1/2 cup) kuru yaban mersini 
  • 60 gr. (1/2 cup) çekirdeksiz kuru üzüm 
  • Taze çilek veya muz 
  • Yoğurt veya süt 

Tarif:

  1. Fırını 160 dereceye (turbo fanlı fırınlarda 140 derece) getirin.   
  2. Derince bir kapta yulaf ezmesini, fındığı, bademi, kabak çekirdeğini, susamı, balı, elma suyunu ve fındık yağını iyice karıştırın.  
  3. Fırın tepsisine yağlı kağıt serin ve üzerine, karıştırdığınız bütün malzemeyi yayın. Fırının orta rafında 45-60 dakika arası, altın rengi olana kadar pişirin. Yanmaması için ara sıra alt üst edin. Hazır olan yulaf karışımını fırından çıkarın ve soğuyana kadar bekletin.
  4. İçine kuru yaban mersinini ve kuru üzümü ekleyin. Hazırladığınız yulaf karışımını hava almayan bir kapta saklayın.
  5. Kahvaltılarda, bir kaseye koyduğunuz granola'nın üzerine taze meyve ve yoğurt (veya süt) ekleyin. Yulaf, sütü veya yoğurdu içine çekip, yumuşayana kadar bir süre bekleyin. Sonra afiyetle yiyin.

Yorum kısmı kapalıdır.





    • ev cini


yüksek voltaj


  • Hey yabancı, fotoğrafları ve tarifleri alıp, kendin yapmış gibi yayınlamak düşüncesindeysen bir daha düşün derim. Kimse sana aferin demez. Daha kötüsü sonun böyle olur. Çarpılırsın... Ev Cini © 2004-2012 Her Hakkı Saklıdır.
Powered by TypePad