Ye-8 Saray Mutfağından Lezzetler, bence şimdiye kadar seçilen konular içinde en güzel olanıydı. Gülşen'i (hikayee) bu güzel seçimi için kutlamak lazım. Ye-8'e katılmak istememin bir diğer sebebi de şu güzel kitabı anlatıp, verilen tarifleri deneme fırsatı bulmaktı. Şiddetle tavsiye edeceğim kitap Marianna Yerasimos'un yazdığı 500 Yıllık Osmanlı Mutfağı. Saray Mutfağı hakkında yüzlerce ilginç bilgi içeren kitap neredeyse su içer gibi okunup, tadı damağımızda kalarak bitiyor. Kitapta 99 adet yemek tarifi, bu konuyla alakalı minyatürler, resimler, yüzyıllara göre yemek isimleri, saray mutfağına alınan yiyeceklerin envanterleri, belgeler, ölçüler, malzemelerle ilgili açıklamalar bulunuyor. Tarifi verilen yemeklerin fotoğrafları yok ama detaylı bir anlatımı olduğu için zaten pekte ihtiyaç yok.
Okuduğuma göre; Atalarımız o zamanlar günde 2 öğün yemek yermiş. Bir, sabahın çok erken vakitlerinde, çorba, yulaf lapası gibi yemekler ve bir de güneş batmadan oturulan akşam yemeği. Bu akşam yemeği de yine çorba ya da lapa gibi yiyeceklerden oluşur ve hiç konuşmadan, çabuk çabuk yenir, sofra kalkarmış. Tabii halk mutfağı ne kadar mütevazi ise saray mutfağı da o kadar ihtişamlıymış. Et ve tavuk çokça tüketilir, çorbasız öğün olmazmış. Pahallı olduğu için herkesin yiyemediği pirinçten yapılan pilavlar ise çeşit çeşitmiş. Şimdilerde nohutlu, şehriyeli ve sade haricinde pek pilav çeşidi bilmediğimiz için kitaptan pilav denemeye karar verdim. Çok lezzetli ve hoş bir pilav oldu. Asıl tarifte, Dane-i Yeşil denen bu pilavın kereviz saplarının haşlanmasından elde edilen suyla pişirildiği yazıyor. Öyle de güzel olur bence.
Ispanağı paketli halde satılanlardan aldım. Yaklaşık 700 gr. gelen paketten saplarını ayıklayarak sadece yaprakları kullandım. Yapraklar tarttığım zaman 250 gr. geldi. Yani bütün yemekte sadece 250 gr. ıspanak kullandım ki, bence bu yeterli oldu. Bahar geldiği için pilavı tereyağıyla değil zeytinyağıyla yaptım. Ilık ılıkta yenebilecek çok lezzetli bir pilav oldu. 250 gr. ıspanağı önce haşladım, sonra süzüp, 1.5 bardak suyundan ayırdım. Haşlanmış ıspanakları ise küçük küçük doğrayıp, tarifte çiğ ıspanak kullanın denilen yerde kullandım. Bir de soğanları ve ıspanağı kavurduğum tencereye daha sonra suyu , akabinde pirinci ekledim. Böylece fazla tencere de kirletmemiş oldum. Ne anlatıyorsun bin saattir diyenler, tarifi bir okuyun da neden bahsettiğimi anlayın. Pratik olmaya çalışıyorum şurada...
Dane-i Yeşil ya da Yeşil Sebzeli Pilav 16. yüzyıl
Malzemeler: 4 kişilik
- 1 bardak pirinç (250 ml. lik su bardağı.)
- 1 kg. ıspanak
- 1.5 bardak ıspanak suyu
- 5 kaşık tereyağı
- 1 ortaboy soğan
- 2 avuç taze kişniş otu
- 1/2 demet nane
- 1/2 demet maydanoz
- 1/2 demet dereotu
- 50 gr. kabuksuz şamfıstığı
- 1/2 tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber
Tarif:
- Pirinci tuzlu ılık suda bekletin, sonra iyice yıkayıp süzün.
- Maydanozu, naneyi, dereotunu ve kişnişi incecik kıyın.
- Ispanağı yıkayın. Temiz yapraklarının yarısını ayırın. Geri kalanını, kaynayan 2 bardak suda 10 dakika haşlayın. Suyunu süzün ve 1.5 bardak ayırın.
- Ayırdığınız çiğ ıspanak yapraklarını ve soğanı ufak ufak doğrayın.
- Bir tavada 2 kaşık tereyağını kızdırıp soğanları kavurun.
- Soğanlar iyice yumuşayıp pembeleşince tavaya ıspanakları katın. Bir iki çevirin. Ayırdığınız 1.5 bardak ıspanak suyunu, pilavı pişireceğiniz tencereye koyun, tuzunu katıp kaynatın.
- Kaynayan suya önce kavurduğunuz soğanlı ıspanağı, sonra pirinci ekleyin. Güzelce karıştırın, kapağını kapatın ve pirinç suyunu çekinceye kadar önce 3-4 dakika kuvvetli sonra kısık ateşte yaklaşık 10-15 dakika pişirin.
- Kalan 3 kaşık tereyağını küçük bir tavada eritin, fıstıkları da içine katıp hafifçe kavurduktan sonra pilavın üzerinde gezdirin.
- Son olarak kıyılmış kokulu otları da ekleyin. Tencerenin ağzını bir peçeteyle örtün, kapağını kapatın ve çok kısık ateşte 15 dakika demlendirin.
- Tencereyi ateşten alın, pilavı çatalla karıştırın ve servis tabağına aktarın.
- Eğer kişniş bulamazsanız yerine dereotu kullanın ya da damak zevkinize uygun başka bir ot seçin.
Kitaptan denemeye karar verdiğim bir diğer reçete 19. yüzyıla ait Soğanlı Yumurta. Ramazan'ın 15'inde padişaha sunulan iftar yemekleri arasında olan bu yemeği Enderun Efendisi pişirirmiş ve padişah yemeği beğenirse bu efendiyi kendisine Kilercibaşı seçermiş. Neden özellikle Soğanlı Yumurta diye düşündüm. Belki soğan ve yumurtadan başka bir malzeme kullanılmayan bu yemekte, maksimum lezzet yaratan adam sarayın sınırsız zenginliğinde kimbilir neler yaratır diye düşünülüyordu. Belki de baharatın çok kullanılması elinin ayarının olmadığını ve müsrif olduğunu, az kullanılması ise pinti olduğunu gösteriyordu. Tam tadında ve kararında yapılması gereken, sabır isteyen güzel bir tarif vesselam. Kitapta belirtilen bir diğer şey, tarifin güzel olması için soğanların en az üç saat hafif ateşte pişmesi gerektiği. Fakat Marianna Yerasimos 6 soğanı bir buçuk saatte pişirebilmiş. Ben ise 3 soğanı 45 dakikada pişirdim. Yok...Ben kesinlikle Kilercibaşı olamazdım. Padişah "Tiz vurun kellesine" derdi.
Ramazan'ın 15'inde bu tarifin her evde denenmesini ve tekrar adet haline getirilmesini umuyorum.
Soğanlı Yumurta 19. yüzyıl
Malzemeler:4 kişilik
- 6 adet orta boy kuru soğan (dişi soğan denilen tatlılardan olursa daha iyi olur.)
- 5 kaşık tereyağı (75 gr.)
- 8 yumurta
- 2 yemek kaşığı sirke
- 2 tatlı kaşığı toz şeker
- 1 tatlı kaşığı tarçın
- 1/2 tatlı kaşığı yenibahar
- 1 tatlı kaşığı taze çekilmiş karabiber
- tuz
Tarif:
- Soğanları halka halka doğrayıp tuzlayın.
- Genişçe bir tavada yağı eritin ve çok kısık ateşte, tahta kaşıkla karıştırarak, soğanlar nar gibi oluncaya kadar en az bir buçuk saat kızartın. Kavurup yakmamaya dikkat edin.
- Bir buçuk saatin sonunda eğer tavada fazla yağ varsa süzün. Sirkeyi, şekeri ve baharatları soğanlara katıp iyice karıştırın.
- Büyük bir tahta kaşığın tersiyle soğanları tavanın içinde düzgünce yayın ve yumurtaları kıracağınız sekiz yuva açın.
- Yuvaların içine yumurtaları kırın, tavanın kapağını kapatın ve hafif ateşte yaklaşık 10 dakika pişirin. Arada bir kapağı açıp yağlı soğan suyundan bir kaşık alıp yumurtaların üzerinde gezdirin.
- Yumurtalar hazır olunca, "ilik gibi olmuş" soğanlarla birlikte servis tabağına alın, karabiber ve tarçın serpiştirip servis edin.
Meraklısı için: Kitabın içinde 0 212 444 53 53 numaralı telefondan gönderim ücreti ödemeden sipariş verebilirsiniz yazıyor.
son 100 yorum