« Vişne mi dediniz? | Ana Sayfa | Kestaneli Kek »

İstanbul Usulü İmambayıldı

İstanbul usulü imam bayıldı

Beyaz porselen tabağın ortasında bir adet imambayıldı. Domatesin kırmızısı zeytinyağını boyamış. En ufak bir sulanma yok. Olması gerektiği gibi yağına kalmış. Üzerinde bir dal maydanoz, taze nane yaprağı.

Etli kısmına çatalımı batırıyorum. Bıçakla bir lokma kesip, ağzıma atıyorum. Patlıcan ilik gibi pişmiş, soğanlar karamelize olmuş; domatesin asidi, soğanın ve şekerin tatlılığıyla iyi dengelenmiş. Tüm bırakılan sarmısaklar yumuşacık, lokum gibi. Ne kadar hafif ve ne kadar lezzetli. Bunu ben mi yaptım! Hem de patlıcanları kızartmadan, ortalığı batırmadan, yağa bulanmadan! 

Adıyla tadıyla nev'i şahsına münhasır bir lezzet. İmambayıldı, öylesine malzemelerle, her mevsim yapılabilecek bir yemek değil. Bol güneşin altında olgunlaşmış, yerli patlıcanın ve domatesin kullanıldığı imambayıldının lezzeti öyle güzeldir ki, mevsimi bitinceye kadar, mütemadiyen pişirmek, yemek istersiniz. 

Ve zeytinyağı. İmamı bayıltan, yemeğin lezzeti değil, kullanılan zeytinyağının miktarıymış meğer. Fakat en azından, "Zeytinyağlı" yemekler zeytinyağıyla yapılmalı.

patlıcan

Patlıcanları yetiştiren Fatma Hanım'a "Bu patlıcanların çeşidi nedir?" diye sorduğumda "Yuvarlak olanlara yuvarlak patlıcan, uzun olanlara uzun patlıcan diyoruz." dedi. Eve gelince Tarım Bakanlığı Yayınları'ndan çıkmış, 1964 tarihli "Özel Sebzecilik" kitabıma baktım ve aldıklarımı Kirmastı patlıcanına benzettim. 

Bostan ve kemer patlıcanları hala en bilinen patlıcan çeşitleri. Merak edenler için, bir zamanlar ülkemizde yetişen patlıcanlar şunlarmış:

İstanbul Kemer patlıcanı: Boyu 25-30 cm. uzunluğunda, kalınlığı 5-7 cm. i bulan, kabuğu parlak siyahımtırak mor renkte, çok verimli, makbul bir çeşittir. İstanbul, Bursa, Kocaeli illerinde çok yetiştirilir.

İzmir Halkapınar patlıcanı: 20-25 cm. uzunluğunda, 6-8 cm. kalınlığında, uç tarafı sap tarafına nazaran biraz daha dolgunca, kabuğu koyu mor renkte, bilhassa son turfanda yetiştirilen makbul bir çeşittir. İzmir ve civarında çok yetiştirilir.

Kuşadası yahut Rodos patlıcanı: 35-40 cm. uzunlukta, 4-5 cm. kalınlıkta, ince koyu mor renkte verimli bir patlıcan çeşididir. Aydın, İzmir, Muğla illerimizde yetiştirilmektedir.

Bostan patlıcanı: İzmir'de (topan patlıcan), Bursa'da (Tophane patlıcanı) adıyla anılan bu patlıcanların şekilleri oval yuvarlak olup, kabukları koyu mor renkte, çekirdekleri çok az, lezzetleri mükemmeldir. Bir tanesinin ağırlığı 3-4 kg. kadar gelenleri yetiştirilmektedir.

Kirmastı patlıcanı: Bursa'nın M. Kemelpaşa ilçesinde çok yetiştirilmektedir.  Boyu 14-18 cm. uzunlukta, sap tarafı ince, uç tarafı geniş, kabuğu mor renktedir. Balıkesir'de dahi bu patlıcan çeşidinden çok yetiştirilmektedir.

Adana patlıcanı: Şekli yukarıda tarif ettiğimiz kirmasti patlıcanına benzemektedir. Rengi açık mor ve çizgilidir. Adana ve Güney Doğu illerimizde çok sevilen yerli bir çeşittir. Verimi orta derecededir. Erken hasat edilir.

Kaynak: Özel Sebzecilik (yazan:Dr. Ali Satı Ekinci) 

Tarım Bakanlığı, şu an ülkemizde yetişmekte olan tüm sebze, meyve çeşitlerinin anlatıldığı ve fotoğraflandığı bir katalog veya kitap çıkartsa ne hoş olurdu. Böyle bir kaynağa hem üreticiler hem tüketiciler olarak, ihtiyacımız var aslında.    

pembe domates

Pembe domatesler, Ekolojik pazar tezgahlarında. Bazıları öyle lezzetli ve güzel ki. Bazısı da o  kadar lezzetli olmuyor. Bu tohumdan mı, topraktan mı kaynaklanıyor bilmiyorum. Fotoğraftakiler Eskişehir'den ve Konya'dan. Tanesi 250-300 gr. kadar geliyor. Gayet lezzetliler. Fakat ben Ankara'da yetişenleri bekliyorum. Henüz çıkmadılar.  

pazardan

İmambayıldı tarifini Kantin'in sitesinden aldım. Yaz türlüsü de denediğim ve çok beğendiğim bir yemekti. Kantin'in sahibi Şemsa Hanım, aile reçetesini paylaşmış. Bazı evlerde sahiden güzel yemekler pişiyor. 

Burada kendi yaptığım ölçüleri yazdım. Orijinal hali için aşağıdaki yazıyı tıklayın.

Kantin''den imambayıldı.

İstanbul Usulü İmambayıldı

Malzemeler: 6 kişilik

  • 500 gr. bostan veya kirmastı patlıcanı ( 6 adet 14 cm. boyunda)
  • 500 gr. kuru soğan (5-6 adet, orta boy)
  • 650 gr. tarla domatesi (2 - 3 adet, büyük boy pembe domates veya tarla domatesi)
  • 6 adet (100 gr.) tatlı sivri biber
  • 18 diş sarmısak 
  • Yarım demet (50 gr.) maydanoz
  • 2 tatlı kaşığı toz şeker
  • Deniz tuzu
  • 300 ml. sızma zeytinyağı (Zeytin İskelesi'nin organik zeytinyağı)

Tarif:

  1. Patlıcanların sap kısımlarını bir-iki parmak kalacak kadar kesin. Sapın kenarındaki yeşil parçaları bıçakla alın. Patlıcanları uzunlamasına, ortadan ikiye kesin. İçlerinin çekirdeksiz olması makbuldür. İçlerini bol tuzla tuzlayın ve siz diğer malzemeleri hazırlayana kadar, acısının çıkması için bir köşede bekletin.
  2. Soğanların kabuklarını soyun ve yıkayın. Ortadan ikiye kesip, yarım ay biçiminde doğrayın. 
  3. Domatesleri, birkaç dakika kaynar su içinde bekletip, soğuk suya sokun. Böylece kabukları kolayca soyulabilir. Kabuklarını soyduğunuz domatesleri, tavla zarı büyüklüğünde doğrayın.
  4. Sivri biberlerin çekirdeklerini çıkartın ve ince ince doğrayın.
  5. Sarmısakların kabuklarını soyun ve yıkayın. 6 tanesini zar gibi ince ince doğrayıp, kalanını tüm bırakın.
  6. Maydanozları yıkayıp, ince ince doğrayın.
  7. Patlıcanları iyice yıkayın. Tatlı kaşığı yardımıyla içini hafifçe oyun. İçinden çıkan patlıcanları tavla zarı büyüklüğünde doğrayın.
  8. Genişçe bir tencerenin içine soğanı, domatesi, sivri biberi, sarmısakları, maydanozu ve doğradığınız patlıcan içlerini koyun. Şeker ve tuz ekleyin. Son olarakta, bütün zeytinyağını üzerlerine döküp, karıştırın. 
  9. Üzerlerine patlıcanları - kesik yüzleri alta bakacak şekilde - dizin. Patlıcanların tek sıra halinde olması önemli. Patlıcanlar üst üste gelmemeli. Bu yüzden tencere büyüklüğüne dikkat edin.
  10. Tencerenin kapağını kapatın, Ocağın orta gözünde, kısık ateşte 2 - 2.5 saat pişirin. Ara sıra, tencerenin içindeki yağı, patlıcanların üzerine gezdirin. Bu sürenin sonunda patlıcanlar, tamamen pişmiş olmalı. Onları çıkarıp, kesik yüzleri bize bakacak şekilde, servis tabağına dizin. Yemeğin yağından, birer kaşık içlerine dökün.  
  11. Tenceredeki malzemeleri pişirmeye devam edin. Yarım saat - 45 dakika daha iç malzemesi pişmeli, soğanlar karamelleşmeli, suyunu tamamen çekmeli ve hatta tencerenin dibine hafifçe yapışmalı. 
  12. Pişen içi, kaşık yardımıyla patlıcanların içine doldurun. Tencerenin dibindeki yağı üzerlerine gezdirin. Soğuyunca, üzerlerine maydanoz, nane yaprakları serpiştirip, servis yapın.

Yorum kısmı kapalıdır.





    • ev cini


yüksek voltaj


  • Hey yabancı, fotoğrafları ve tarifleri alıp, kendin yapmış gibi yayınlamak düşüncesindeysen bir daha düşün derim. Kimse sana aferin demez. Daha kötüsü sonun böyle olur. Çarpılırsın... Ev Cini © 2004-2012 Her Hakkı Saklıdır.
Powered by TypePad