« Kars gravyeri, Deveci armudu ve kış salatası | Ana Sayfa | Fırında Tavuk »

Hecha demir tava

Eski Martha Stewart şovlarından birinde, programa konuk olarak çağırılmış bir şef,  kendi demir tavasını da yanında getirmişti. Kullanılmaktan, iyice kararmış ve cilalanmış gibi parıldamaya başlamış tavanın, kendisine anneannesinden miras kaldığını söyledi. Bir tavanın gittikçe güzelleşerek, torununa bile miras kalması fikri bana çok etkileyici geldi.  

Geçen sene, tesadüfen, Türkiye'deki bir firmanın bu dökme demir tavalardan ürettiğini öğrendim ve akabinde aldım. Hem ürünün kendisi, hem de onu saran ambalajı o kadar özel ve güzeldi ki, daha kullanmadan bile takdirimi kazandı.  Daha sonra bol bol kullandım ve o günden beri, kendisi, en kıymetli, en sevdiğim tava olarak, mutfaktaki yerini aldı. 

hecha demir tava 

Bir dökme demir tavanın en güzel özelliği, hem ocakta hem de fırında kullanılabilmesi. Misal: Tavayı ocağın üzerine koyup, bir yemek kaşığı zeytinyağı ve biraz tereyağını kızdırıyorum. Üzerine, kabuklarını soyup 2 - 3 cm. büyüklüğünde doğradığım 1 kg. civarında patatesi ekliyorum. Bir miktar alt üst edip, tavayı 200 derece ısıttığım fırına koyuyorum. Tavayı önceden ısıttığım için, patatesler tavaya yapışmıyor ve nar gibi kızarıyor. Ya da fırında tavuk pişiriyorum. Et kızartıyorum. Omlet yapıyorum.  Kullandıktan sonra  yıkama faslına geldiğinde, tavaya biraz su koyup ocakta kaynatıyorum. Tahta kaşıkla dibini biraz kazıyınca, yapışmış yemek parçaları kalkıyor. Deterjanlı su ile yıkayıp, kendi halinde kurutuyorum.  

Firmanın ürünleri önceleri heryerde bulunmuyordu ama şimdilerde Tepe Home'da, Boyner'lerde rastlıyorum. Her gördüğümde yeni bir ürün eklenmiş oluyor. En son olarak küçük yahni tencereleri yapmışlar ki pek güzel duruyor. Ben en çok bu tavalarını, bir de griddle dedikleri ızgaralarını severek kullanıyorum. 
 

hecha demir tava

Sonuç olarak, şu aralar birşey almadan önce iyice düşünmek gerekiyor. Aldığım şeyi uzun süre kullanabilecek miyim? Verdiğim paraya değecek mi? İnsana ve çevreye saygılı mı?  Kafalarda teflonla ilgili yüzlerce soru işareti belirmişken ve teflonlu ürünler yasaklanma arifesindeyken,  evladiyelik döküm demir tavalar iyi bir alternatif olarak mutfaktaki eski yerlerini alıyorlar. 

Firmanın sitesinde, hem modeller, hem de satıldığı yerler görülebiliyor:

www.hecha.com.tr

Yorumlar

Merhaba Evcini,
Konunun üzerinden neredeyse 2,5 yıl geçmiş ama ben bu tavaları yeni keşfettim. Takip ettiğim yabancı sitelerde hep emaye kaplamasız lodge tavalar öneriliyor. Kaplamalı tavalarda yapışmazlık sağlanmazken kaplamasızlarda kullanıldıkça tam yapışmazlık olduğu belirtiliyor. Ama ne yazık ki Türkiye de bu tavalara ulaşamıyoruz.

Bir de Hecha dışında sektöre yeni giren markalar var. Lava, Sürel, Noral gibi. Bunları kullanan var mı?

Merhaba, dokum tava almayi dusunuyorum. Ancak ocagim elektrikli. Yinede olur mu kizartmalar vs icin? Bilginiz var mi? Tesekkur ederim.

Etler ve sebzeler çok iyi pişiyor ve çok lezzetli oluyor. Ama temizliği çok zor, emaye kaplaması çok çabuk aşınıyor. Ömürlük denilen tava hiç ıslak bırakmadığım halde 3-4 ayda paslanmaya başladı. Hecha tava için verdiğiniz paranın karşılığını alamıyorsunuz. Bence biraz daha fazla verip staub almak akıllıca olabilir.

Re: Canan Hm ve tencerelerdeki demirin gıdaya bulaşmasıyla birlikte kan demirinin artılmasına inananlar herkesin dikkatine!
Arkadaşlar nasıl bir doktorlara gidiyorsunuz bilmiyorum, nasıl bazı insanlar doktor olabiliyor da? Vucuda gerektiren demirin dezavantajı: ısıda yok oluyor, çok hassas bir madde, o nedeniyle gıdadan yeterli alamıdığımız için tek çare ilaç şeklinde almaktır. tencere/mencere yalarsanız bile demir sahibi edinemezsiniz!!! Gerçek doktorlar böyle saçma şeyleri öneremez

Üzüm çekirdeği yağı ülkemizde de üretilmekte ve pazarlanmaktadır. İnternette bulabildiğim en güvenilir site adresini aşağıda veriyorum. Firmanın ürettiği Aspir yağını da döküm tavaların season işlemi için kullanabilirsiniz.

http://www.uzumcekirdegi-yagi.com

Season işlemi yapacaklar için birkaç önerim olacak. Döküm mutfak ürünlerime toz emaye kaplamalı da olsalar "seasoning" işlemi uyguladım. Sonuç mükemmel. İşlem sırasında Aspir Yağı kullandım. Aspir yağını bir internet sitesinden sipariş verdim. (http://www.aspir-yagi.com). Aspir yağının yanma derecesi (smoke point) 260 derece, yani çok yüksek ve daha kaliteli bir polimer yapısı oluşturuyor. Bunu yabancı bir internet sitesinden öğrenmiştim. Aşağıda bu linkleri verdim, inceleyebilirsiniz. İşlem için 200-220 dereceye ısıtılmış bir fırına, bir bez parçası ile Aspir Yağı sürdüğüm (ince bir tabaka sürmeniz yeterli, fazlasına gerek yok. Bir de hav bırakmayan bir bez kullanın mutlaka) döküm tavamı 1 saat süre ile fırınladım. Square Pan tavamı ise aynı sıcaklıkta 2 saat süre ile fırınladım. Sonuç mükemmel. Pırıl pırıl parlayan ürünler, yapışmaz tava, kolay temizlik. Sağlıcakla kalın.


Kaynaklar :

http://www.aspir-yagi.com

http://sherylcanter.com/wordpress/2010/01/a-science-based-technique-for-seasoning-cast-iron/

http://www.cookingforengineers.com/article/50/Smoke-Points-of-Various-Fats


Merhaba evcini,
dün trendyoldan sipariş ettiğim hecha maxicook tencerem ve ızgara tavam geldi. Maxicook da gelir gelmez barbunya pişirdim. Gerçekten lezzeti farklı oldu. Sence bu tencereyi soğuduktan sonra buzdolabına koyabilirmiyim. Normal tencereler gibi sıcak yemekler için dolaptan ocağa kullanım doğru olur mu?? Bir de yorumlarda paslanma sorunundan bahsediyor. Senin yıkama kurutma yöntemin (ki dün tencereme ben de aynının uyguladım) paslanmayla başedebildi mi? Sevgiler.

tekrar meraba,
linklerin işine yaramasına sevindim. Bir tavsiyem daha olucak. Ben hala bir hecha edinemedim ama ikeanın ızgara tavasını kullanırken,yaptığım tarifin tam bu tavaya göre olduğuna karar verdim, tarif olive dergisinde vardı. 1 lime, 1 kaşık kimyon, tuz, karabiber ve biraz zeytinyağında yarım saat kemiksiz kalça tavuk budu marine ediliyor. Bir taraftada avakado, kimyon, meksika fasulyesi, chilli biber, kırmızı soğan ve cherry domatesle salata hazırlanıyor, kişniş ekleniyor ama ben onun yerine maydanozu tavsiye ederim. Salataya 1 lime suyu ve yarım kaşık kimyon ekleniyor. Tortillalaları ısıtırken tavuklar ızgara tavasında pişirilip servis ediliyor.Gerçekten çok güzel oldu. Orjinal tarifte aşağıdaki.
http://www.bbcgoodfood.com/recipes/422624/soft-chicken-tacos-with-black-bean-salsa

Ham dökme demir ürünlerin temizlenmesinde her tür sabun veya deterjan kullanılması sakıncalıdır.Sadece sıcak su ve fırça kullanmalısınız.Deterjan gözeneklerden içeriye nüfuz ettiği için pişirme sırasında yiyeceklerinize karışır.Hatta ABD de temizlenmesinde deterjan kullanan restoranlar kapatılma cezası almaktadır.Seasoning denilen işlem ile emaye işlemi tamamen farklı işlemlerdir.Bazı ürünler emayeli adı altında sadece seasoningli olarak satılmaktadır.Emayeli bir ürünle yanyana getirdiğinizde net bir şekilde aradaki farkı gözle görebilirsiniz.
Dökme demir ile ilgili ilk deneyimim le crueset dir.Ancak döküm kalitesi ve emaye kalitesi açısından mükemmel olarak tanımlayamıyorum.Dökme demirde en iyiyi deneyimlemek adına Staub kullandım ve hatta o kadar beğendim ki Staub'un 2008 yılından beri satışını da yapıyorum.Emaye kalitesi kendine özel ve benzersiz.Staub'un fiyatları evde amatörce yemek pişirecek ve orta halli bir bütçe için yüksek olarak nitelendirilmektedir.Ancak Staub'un Fontignac markası adı altında ev kullanımına yönelik ürettiği ve kalite açısından son derece tatmin edici ve staub'a göre daha uygun fiyatlı ürünleri de mevcut.Tencere olarak kesinlikle Fontignac'ı tavsiye ediyorum.Düz ve damlalıklı kapağı benzersiz lezzet sağlamaktadır ve siyah emayesi ile son derece dayanıklıdır.Dökme demir ürünler hakkında ayrıntılı bilgileri dokmedemir.blogspot.com ve yakutdisticaret.com adresinde inceleyebilirsiniz.
Selamlar ve saygılar,Elif Gökçe

Sevgili Gülşah, emaye kaplı yahni tencerelerine bayılıyorum. Fakat Esse'nin tencereleri, tavaları nasıldır bilemiyorum. Bu tür ürünlerde, Le Creuset ve Staub, en iyileri. Fakat fiyatları çok yüksek!! Esse'leri kullananlardan tavsiye almak lazım.
Hecha'nın döküm demir tavasından memnunum. Birçok şekilde kullanabiliyorum. Fakat yorumları okursan, bu tavaları pratik bulmayanlar da var. Eğer makinada yıkayabileceğin bir tava istiyorsan, linkini verdiğin tavayı tercih edebilirsin.
Bir de, sadece et ızgara edeceksen, ızgara tavalar iyi oluyor. Fakat içinde yemekte pişireceksen, içi düz olan tavaları tavsiye ederim.

Sevgili evcini;
Hecha demir tava ile alakalı yazını okuduğumdan beri böyle bir tava almayı aklıma koymuştum. Bugun Esse'de dolaşırken Essenso Tribeca adlı ürünlerini gördüm. Seninkinden farkı, dışı renkli bir materyalle (sanırım emaye)ile kaplı olmasıydı. Ayrıca tavaları değil ama kapaklı tencerelerinin içi, satıcının seramik dediği, sırlı bir malzeme ile kaplanmıştı. Senin de fikrini alıp karar vermek istiyorum. Sevgiler..

http://www.esse.com.tr/ProductDetails.aspx?ProductID=20848

şunu da eklemek isterim, tavayı "season" etmek için yağlayıp fırınlarken ev bayağı yangın yerine dönüyor. bir duman, bir duman... imkanınız varsa mangalda yapın bu işi. açık alevle daha kısa sürede becerebilirsiniz, hem de ev kokmaz.

ben de büyük umutlarla ızgaralı hecha tava almıştım, ama zamanla pişman oldum, çünkü;
-ızgaralı olduğu için yalnızca etleri ızgara etmekte kullanılıyor, önce etleri ızgara edip sonra içine pirinç, sebze, vb. ekleyarak fırına sokma imkanım olmadı. sıkça kullanılmadığı için de zaman içinde paslandı. temizliğinde deterjan kullanmamın de etkisi olduğunu düşünüyorum, zira bence limon kabuğu dışında bu tavaları neyle temizlerseniz temizleyin paslanma kaçınılmaz. su değdirince ızgaraları kurutmak için yeniden ısıtmanız gerekiyor. 3 ayda bir fırında (3 saat en yüksek ısıda; yakacağı elektriği bir düşünün!!!) sterilize etmeniz gerekiyor. demir döküm tavanın zahmetini kaldırabilmeniz için, martha stewart gibi bu işin profesyoneli olmalısınız. çocuklu ve çalışan birinin, yemeği hazırlamak için harcadığı süre kadar bir süreyi de tavayı "layığıyla" yıkamak için ayırdığını hayal edebiliyor musunuz? kesinlikle pratik değil.
lezzetli olmasına lezzetli oluyor kızartmalar ama, her gün kullanmayacaksanız bu tava, sahiden pahalı. bilmiyorum, belki ızgarasız olanını alsaydım kullanım alanı daha çeşitli olurdu ve ödediğim paranın karşılığını alırdım.


Hecha marka tırtıklı ızgarayı evcini nin önerisine uyarak ve merak edip aldım. Çok memnunum. Temizlemesini sabun esaslı yıkama sıvısıyla yapıyorum çok kolay temizleniyor.

Yumurta,et,balık bütün herşeyi onunla yapmaya başladım.Balık yaptıktan sonra sirkeli su ile temizliyor yada temizledikten sonra yarım limonu ızgaranın üzerinde gezdiriyorum.

İstanbul da oturup Yarışka Çiftliğinin ekolojik tavuklarını denemek isteyen arkadaşlar http://www.fidanekolojikurunler.com/ den sipariş verebilirler..

Dökme demir tencere alır almaz ilgili tavuğu fırında denemek istiyorum, bakalım sonuç ne olacak :))

Sevgilerimle

Seda, Yarışkaşı çiftliğinin organik tavukları, İzmir'deki organik pazarda satılıyor olmalı. Fakat daha detaylı bilgi alabilmen için, telefonlarını veriyorum.
Yarışkaşı çiftliği: 0374 421 36 04 veya 0555 696 82 03

Merhaba evcini,

Ben İzmir'de yaşıyorum. Rica etsem,organik tavuk satışı yapan marka ya da firmalar için adres verebilir misiniz? çok teşekkürler

elçin; verdiğin linkler için teşekkürler, çok faydalı oldu: Blog sahibinin tavsiyelerini okudum, ama özellikle alttaki yorumlar bir harikaydı. Neredeyse 100 yıllık tavaları kullananlar da yorum yazmış, yeni tava alanlar da. O kadar yorum okuduktan sonra diyebilirim ki, döküm demir tavaları yıkarken detarjan kullanıp kullanmamak konusunda kesin konuşmak mümkün değil. Kimi detarjan kullanmazsam, temiz olmaz, bakteri ürer diye yazarken; kimi, ben sadece su ve tuz kullanıyorum demiş.
Ben yaklaşık bir senedir döküm demir tava kullanıyorum. Bu tavada ilk pişirdiğim yemek hamburger. İlk kezinde sadece suyla yıkadım ve bezle kuruladım. Fakat ikinci kere kullandıktan sonra bulaşık detarjanıyla yıkadım çünkü temiz olmadığını ve et koktuğunu hissettim. Yıkadıktan sonra ocağın üstüne koydum, kısık ateşte kuruttum. Tertemiz olunca, niyeyse daha içime sindi. Şimdi hep bu şekilde yapıyorum. Yavaş yavaş yüzeyi ipeksi hale bürünüyor. Biraz kuru hissedersem sıvı yağla yağlıyorum ama bitkisel margarin kullanmanın daha iyi sonuç verdiğini okudum. Bir de onu deneyeceğim.
Anladığım kadarıyla, sabun kullanmayın demelerinin sebebi, yapışmayı önlesin diye yaptıkları işlemin (season) bozulacağını düşünmeleri. Bence yapışmayı önlemenin püf noktası tavayı önceden ısıtmak, ardından yağı eklemek ve en son olarak yiyeceği pişirmekten geçiyor. Bu şekilde yapınca, zaten birşey yapışmıyor.
Tuzla temizlemeyi griddle'da deneyeceğim. Çünkü onun kenarları yüksek olmadığından, su koyup, kaynatamıyorum. Sıcak su ve tuzla ovalamak iş görür gibi geliyor.

Bende geçen hafta skilletlere ilgi duymaya başladım, bulduğum tatlı tarifini bu tavada yapılıyorlardı. Arkasından apartment therapynin bu tavaları nasıl temizlemek ve tavanız nasıl "season" edilir yazılarıyla ilgim iyice arttı. Şimdi de bu yazıyı okuyunca artık bu tavayı almamak olmaz. Söylenene göre seasoning için yağlayıp fırına koymak gerekiyormuş, temizlemek içinde sabun kullanmamak gerekiyormuş,

http://www.thekitchn.com/thekitchn/how-to/how-to-season-a-cast-iron-skillet-home-hacks-107614

http://www.thekitchn.com/thekitchn/how-to/how-to-clean-a-cast-iron-skillet-home-hacks-107747

özlem, bildiğim kadarıyla granül şeklindeki tuzlarda zaten doğal olarak minareller ve iyot bulunuyor. Rafine tuzlarda ise, yapılan işlem sonrasında bu minareller ve iyot yok olduğu için, "yönetmeliğe" göre iyot eklenmesi gerekiyor. Eğer özellikle paketin üzerinde iyotlu yazan sofralık tuz arıyorsan cityfarm'ın tuzlarını tavsiye ederim. Ben hem onları, hem de granül tuzları kullanıyorum. Cityfarm'ın tuzları Migros'da, organik pazar'da, veya bu tür dükkanlarda bulunabilir.

harika bir yazı. ben de o programı seyretmiştim ve keşke türkiye'de de satılsa bu tavalardan demiştim. görünce nasıl sevindim anlatamam hemen edineceğim bir tane kendime.

Evcini, ben hecha ile ilgili değilde deniz tuzu ile ilgili seni rahatsız ediyorum. Sade deniz tuzunu markette gördüm ama üzerinde iyotsuz sofra tuzu yazıyor, acaba senin kullandığın başka birşeymi? Tarişin var deniz tuzu ama onda da iyot ilave edilmemiştir yazıyor acaba bu içinde deniz tuzu olması dolayısıyla zaten iyot var biz ilave eklemedikmi demek? yardımcı olabilirmisin lütfen?

tesekkurler
ozlem

Döküm tava ve tencereler güzel de ağır olması kullanırken zorluk çıkarır gibi geliyor bana.

Ben de Hecha'ın tabanı tırtıklı ızgara tavasını kullanıyorum.Etlere kattığı lezzet tartışılmaz özellikle köfte tam anlamıyla kömür ateşinde pişmiş gibi oluyor.Sebzeleri de çok hafif zeytinyağlayıp ızgara yapıyorum.Pişirme süresini de ayarlarsanız aynen iyi bir restaurantta yiyebileceğiniz kalitede yemekler ortaya çıkar.Ancak tek göze alacağınız mutfağın biraz da olsa duman altı olması ki davlumbazı en üst seviyede çalıştırmama rağmen.Bir de sizin de değindiğiniz gibi temizleme için en iyi yol su doldurup ocakta ısıtmak yoksa temizlemek zellikle tırtık aralarını işkenceye dönüşüyor...

alis, teşekkür ederim:) O tel süzgeci, geçen sene, Bakırköy pazarından 5 liraya almıştım. Daha sonra Mudo'da da benzerlerini gördüm ama o kadar ucuz değildi. Bazen en olmadık yerlerde, hem güzel hem de ucuz şeylere rastlanabiliyor. Mutfağımdan köşeleri ara ara paylaşmayı ben de isterim. Sevgiler,
Canan, çok enterasan!!... Demir eksikliğinin böyle bir çaresi olabileceğini bilmiyordum. Hecha'nın ürünleri emaye kaplı diye biliyorum. Belki irtibat adreslerinden yardımcı olabilirler. Teflon kaplamalar 260 C'de bozulmaya başlayıp, 350 C'de tamamen bozuluyor diye okudum. Ocağın üstündeki bir tava 260 C derece ısıya ulaşabiliyormuş. Teflon tencerelere elveda demek lazım.
Ycurl, lodge'u biliyorum. Bir zamanlar bakıp bakıp, burada da olsa derdim. Hecha'da aradığım tavayı bulunca çok sevindim, o yüzden. Şimdi sen hatırlatınca, arpa şehriyeli tavuk tarifim aklıma geldi:) Ya onu tekrar denemeliyim ya da güzel bir dana incikle, yavaş yavaş pişireceğim osso busco yapmalıyım bu aralar. Dışarısı kar kıyamet olunca, insanın uzun uzun pişen, yumuşacık yahniler yiyesi geliyor.
Şu üzüm çekirdeği yağı üretme işini, vizyon sahibi bir üreticimiz akıl ederse, sonuçlarından kendi de memnun kalabilir. Ben GDO yüzünden kanola, ay çiçek, mısır yağlarını almıyorum. Geriye bir fındık kalıyor. Pek kızarma yapmıyorum ama eğer yaparsam da zeytinyağı kullanıyorum.

Siz de yorum yazın...

Yorumlar, moderatör tarafından kontrol edildikten sonra yayınlanacaktır.

takip ediyorum

sevdiğim kitaplar

  • typepad
    Slow Food Devrimi yazar: Carlo Petrini-Gigi Padovani çeviren: Çağrı Ekiz
  • typepad
    Permakültüre Giriş yazar: Bill Mollison çeviren: Egemen Özkan

denediklerim

son 100 yorum





    • ev cini


yüksek voltaj


  • Hey yabancı, fotoğrafları ve tarifleri alıp, kendin yapmış gibi yayınlamak düşüncesindeysen bir daha düşün derim. Kimse sana aferin demez. Daha kötüsü sonun böyle olur. Çarpılırsın... Ev Cini © 2004-2012 Her Hakkı Saklıdır.
Powered by TypePad