Bahar
Taze patatesleri (özellikle miniklerini) her gördüğüm yerde heyacanlanıp, bir poşet dolusu almadan duramıyorum. O kadar güzeller ki... İncecik kabuklarını soymaya bile gerek yok. Çoğu zaman aşağıda yazdığım şekilde pişirip, tadına doyamıyorum. Zeytinyağı, kekik, tuz ve taze patates. Daha ne olsun. Olmadı, kekikli bir tavuğun yanına kurulsun. Daha olmadı, salatası, omleti, makarnası yapılsın.

Fırında Kekikli Tavuk
Malzemeler: 4 kişilik
- 1 adet tavuk
- 100 gr. tereyağı, oda sıcaklığında yumuşamış
- 4 dal taze kekik
- 1 adet limon
- Tuz ve taze öğütülmüş karabiber
- Taze patates
Tarif:
- Tavuğun içini dışını iyice yıkayın. Kağıt havluyla tamamen kurulayın. Fırını 220 derece ısıya getirin.
- Tavuğu tuzlayın, biberleyin. 15 dakika kadar oda sıcaklığında bekletin.
- Bir kasenin içinde yumuşamış tereyağını, saplarından ayıklanmış kekiği, bir limonun rendelenmiş kabuğunu ve suyunu karıştırın.
- Tavuğun derisiyle eti arasına parmağınızı sokarak, butlarda ve göğüste küçük keseler yaratın. Yumuşamış tereyağı karışımının yarısını bu kısımlara yayın.
- Tereyağı karışımının kalan yarısını tavuğun derisinin üstüne elinizle oğuşturarak sürün. Tavuğun bacaklarını, bir mutfak ipiyle bağlayın.
- Fırın kabına tavuğu yerleştirin. Önceden ısıttığınız fırında 1.5 saat kadar pişirin. Her yarım saatte bir tavuğu alt üst ederek, her yerinin kızarıp, hoş bir renk almasını sağlayabilirsiniz. (Tavuğun büyüklüğüne göre pişme süresi değişebilir. Derisi nar gibi kızarıp, bir bıçak sapladığınızda tavuğun içinden beyaz su akmaya başladığında olmuş demektir.)
- Taze patesleri akan suyun altında, fırçayla iyice yıkayın. Büyük olanları ikiye kesin. Tuz ve biberle harmanlayın. Tavuğun pişmesine 45 dakika kaldığında fırın kabını fırından çıkarın. Patatesleri yanlarına dizin. Kaptaki yağla alt üst edip, pişirme işlemine devam edin.
- Pişirme süresi bittiğinde, fırından çıkarın. 15 dakika kadar dinlendirip, servis yapın.








siten harika bahar temzliği çok guzelleştirmis. tarif nefis. sevgiler...
demiş: banu gökşin | 09/05/2008 at 13:18
defne, bu tarifi zeytinyağı ile de yapabilirsin. Eğer yağ kullanmak istemiyorsan, biraz soya sosu ve karabiberle tatlandırdığın tavuk filetoları (tüm tavuk değil) buharda yağsız olarak pişirmek mümkün. Filetolar hem çabuk pişiyorlar hem de yumuşacık oluyorlar.
demiş: ev cini | 09/05/2008 at 11:43
hep fırında kızarmış tavuk pişirmeye özenirdim. bugün fırında tavuk tarifinizi uyguladım. çok güzel oldu. sadece tereyağ olması benim için kötü çünkü diyet yapmaya çalışıyorum. tereyağ kullanmadan hatta hiç yağ kullanmadan bu şekilde tavuk pişirebilir miyim?
demiş: defne | 08/05/2008 at 20:57
Patatesi ben de çok severim .Hatta Alman doğacakmışım derim. Ben de patatesi kabukları ile birlikte büyük büyük dilimleyip zeytinyağı kekik, tuz kırmızı biberle marine edip fırınlıyorum. Balığın yanında bile servis ayapıyorum.
demiş: nilay | 08/05/2008 at 10:10
Işın, evet, biberiye de harika oluyor. Fakat sarmısak hiç eklememiştim. Hatta şimdi taze sarmısakların zamanı. Onları, kabuklarını soymadan, patateslerin yanına ekleyip, bir de öyle denemeye karar verdim.
Özlem, Esmahan Aykol'u hiç okumadım. Okumak isterim. Tavsiye ettiğin için teşekkürler.
Aysel, harika!. Üzerine yumurta kırıp yemeği çok severim.
rahel, o zaman fotoğrafı görünce tüylerin diken diken olmuştur. Parça tavukla da olur. İstersen tereyağı yerine zeytinyağı ve kekik karışımı yapıp, derisinin altına ve üstüne sürebilirsin. Merak etme kurumaz.
demiş: ev cini | 07/05/2008 at 15:35
Bütün tavukla değil de, parça tavukla, butla -baget mesela-, göğüsle (elbette derisi üstünde olan parçalardan behsediyorum) nasıl olur acep? Çok mu akar tereyağlı karışım, çok mu kuru kalır tavuklar?
Parça parça pişirirken/yerken zorlanmıyorum da bütün tavuk önüme gelince ceset görmüş gibi oluyorum.
demiş: rahel | 07/05/2008 at 14:26
Taze patatesi bende çok seviyorum... Derin teflon tencerede kabuklarını iyice yıkayıp azıcık sıvıyağ ile en kısık ateşte yavaş yavaş kavuruyorum... Akşam 5 çayında harika yeniyor...
Tavuğun yanına eminim çok yakışmıştır...
Ellerinize sağlık sevgiyle...
demiş: AySeL | 07/05/2008 at 09:32
Sevgili Evcini, Simdi ne alaka diyeceksiniz ama merak ettim Esmahan Aykol okudunuz mu? Ben cok bir polisiye hayrani degilim sizin gibi ama sans eseri bir kitabini okudum dogma buyume Istanbul lu olup 15 yildir gurbette oldugumdan belki de cok begendim,tum kitaplarini okudum ama polisiye severler sizin gibi biraz Lawrence Block - benzerlerden biraz alintilar yaptigini yazmislar..
Herneyse oyle bir yorum.. Bu arada tavuk sahane gorunuyor. Elinize saglik. Bunu ben de yaparim, icine havuc da katarim hatta. Ama sizin prezentasyonlar cok istah acici. Elinize saglik.
demiş: OZlem | 07/05/2008 at 00:15
Patateslerin bence de en güzel pişirme şekli
fırında olanı. Bir kez alışınca kızartması veya püresi aklınıza bile gelmeyecek. Patatesler için kullandığınız bu malzemelere sarımsak ve pul biberi de deklemenizi tavsiye ederim. Sürekli yaptığım başka bir versiyon da zeytinyağı, sarımsak, taze/kuru biberiye, ki bence patatese en çok yakışan baharat biberiye. Balığın yanında da denemenizi şiddetle tavsiye ederim.
demiş: Işın | 06/05/2008 at 14:37
lale, ilahi:))
şule, evet kumpire ben de bayılıyorum. Özellikle kızaran kabuğu tuzlayıp, yemek harika oluyor.
zerrin, tavuğu buzdolabında saklayıp, akşam yine ısıttım. Tadında ve görünüşünde bir sorun olmadı. Ben şu aralar free lance çalışıyorum. Canım ne isterse onu yapıyorum yani:)
demiş: ev cini | 05/05/2008 at 23:37
Merhaba, sitedeki bahar tazeliği içimi ferahlatıyor. Sorumun saçma olduğunun farkındayım. Soru? Bu yemek muhtemelen bir akşam yemeği fakat siz muhteşem bir gün ışığında denklanşöre basmışsınız akşama kadar ne yaptınız bu tazeliği muhafaza ettiniz yoksa yarı bir pişirme mi sözkonusu... iyi çalışmalar Not: Bir de çalışmaya başladınız mı?
demiş: Zerrin Kubas | 05/05/2008 at 22:13
patates özelliklede taze olanını bizde seviyoruz.yıkayıp fırınlıyoruz,ortadan ayırıp rendelenmiş kaşar veya az tereyağı üzerine ekleyip tatlı kaşığıyla dondurma gibi yiyoruz.Tavuklada mükemmel bir ikili olmuş elinize sağlık.
demiş: şule yıldırım | 05/05/2008 at 16:10
ooh, mis...
demiş: lale | 05/05/2008 at 12:24