Yusufeli'nin güzelim zeytinyağı...
En sevdiğim zeytinyağı markasının, en sevdiğim yağı Artvin'in Yusufeli ilçesi, Demirkent köyünde yetişen Butko zeytinlerinden üretiliyor. Denizden 600 metre yüksekte ve doğal olarak organik şartlarda yetişen bu zeytinler, ülkemizde pek kimse tarafından bilinmezken Sadece Zeytin adındaki bir marka sayesinde, 2006 yılında Brüksel'de yapılan yarışmada Üstün Lezzet Ödülü almış.
Yakında Yusufeli ilçesi taşınacak. Dağ köylerinde yaşayan halkın vadideki bereketli topraklarının %90'ı suyun altında kalacak. Tabii bu zeytinlerin yetiştiği bağlarda. Çünkü 30 yıl önce başlanan bir projenin 5. ayağı olan Yusufeli Barajı tasarısı mecliste kabul edilmiş. Attığımız taş, ürküttüğümüz kurbağaya değmiyecek ama yine de bu baraj yapılacak sanıyorum.
Belki de mazi olacak bu zeytinyağını bir tadın.

Kuraklık yüzünden, ölmez ağacı yarı yarıya meyve verse de, şu sıralar zeytin hasadının başladığı güzel zamanlar. Kasım ayından başlayarak, önce sofralık ve sonra yağlık zeytinler hasat ediliyor. Eğer zeytin bahçesi olan şanslı azınlıktansanız, bir ihtimal salamura zeytinlerinizi kendiniz hazırlıyorsunuzdur zaten. Eğer pazardan veya benim yaptığım gibi şuradan alabiliyorsanız, yine şanslısınız, şanslıyız.
Aldığım zeytinler: Hatay, Mardin, Gaziantep, Kilis illerinin yöresel zeytini Halhalı. Ya yeşilken toplanıp, kırma zeytin şeklinde işleniyor ya da tam olgunlaştığında yağlık ve siyah sofralık olarak kullanılıyor. Yağları Arap ülkelerine ihraç ediliyor.
Benim yeşil zeytinlerin acısı tamamen çıkarıldığı için hemen salamurasını yapabildim. Dalından koparıldığı haliyle gelmiş, acılığı çıkmamış yeşil zeytinler için ise: Zeytinler suyun içinde bekletilir. Acılığı çabuk çıksın diye ya kırılır ya da bıçakla üzerine çizik atılır. İki günde bir suyu değiştirilir. Bu işlem zeytinin acısı çıkana kadar tekrarlanır. Daha sonra salamura işlemine geçilir.
Salamura Zeytinler
17.10.2007 the New York Times/Dining and Wine
Malzemeler:
- Tuz
- 1 yumurta
- 1.5 kilo taze, yeşil zeytin
- 2 limon, iyice yıkanmış ve dörde bölünmüş
- 4 adet kereviz sapı, 5cm. uzunluğunda parçalara kesilmiş
- 1 baş sarmısak, ayıklanmış ve diş diş ayrılmış
- 1 avuç dolusu acı, yeşil biber (Ben eklemedim.)
- 1 su bardağı (250 ml.) beyaz sirke
- 1 su bardağı (250 ml.) limon suyu
- Zeytinyağı
Tarif:
- Salamura suyu için, yumurta deneyi yapalım: Genişçe bir kabın içine 2 lt. su ve 1/2 su bardağı tuz koyun. Tuz eriyene kadar karıştrın. Ardından yumurtayı yavaşça kabın içine koyun. Yumurta suyun yüzeyinde yüzüyorsa, tuz ayarı olmuştur. Eğer suyun içine batıyorsa, suya yavaş yavaş tuz eklemeye devam edin ve karıştırın. Yumurta suyun yüzeyine çıktığında işlem tamamlanmış demektir. Yumurtayı kabın içinden çıkarabilirsiniz artık.
- Zeytini koyacağınız kavanozu iyice temizleyin. İçine zeytinin üçte birini koyun. Üzerine dilimlediğiniz limonun, kereviz sapının, sarmısağın, acı yeşil biberin üçte birini ekleyin. Bütün zeytinler ve malzemeler bitene kadar, bu işlemi iki kere daha tekrarlayın. En üste kalan kereviz saplarını yerleştirin.
- Salamura suyunu, kavanozdaki zeytinlerin yarısına gelecek kadar ekleyin. Üzerine limon suyunu ve sirkeyi koyun. Kalan boşluğu, salamura suyuyla tamamlayın. Zeytinlerin üzerini geçecek kadar salamura suyunu ekleyin. En üstte zeytinyağı dökün ki, zeytinler havayla temas edip, kararmasın.
- Kapağı hafifçe kapatın. Fermante olup, su sızabileceği için, önlem olarak kavanozu kenarları yüksek bir tepsinin içine yerleştirin. 6 ay, sıcak olmayan bir odada bekletin. Kullanmaya başladıktan sonra, zeytinlerinizi buzdolabında muhafaza edin.







merhaba,sitenizde köyümden bahsetmeniz çok hoşuma gitti.Yusufeli demirkent köyü ve zeytin yağı...Çocukluğumdan beri köyümüzde yetiştirilen zeytin ve zeytin yağını tükettik,inanılmaz lezzetlidir ama çok fazla bilinmiyor olmasına üzülüyordum açıkçası ama öyle değilmiş.Ben ve eşim çok seviyoruz zeytini her yemek masasında muhakkak oluyor tabi yine annemin göndermiş olduğu zeytinyağı salatalarda yemeklerde ve kızartmada çok lezzetli oluyor...
demiş: aysel | 14/08/2010 at 18:46
Alex, sanırım bu firma artık üretim yapmıyor. Ben birkaç senedir Selin Ertur'un "Selatin" markası altında ürettiği zeytinyağını kullanıyorum. Kesinlikle tavsiye ederim.
Zeytinlikleri Balıkesir'de. Telefonla sipariş alıyorlar ve adresinize kargoyla gönderiyorlar.
Tel: 0 266 373 10 87
demiş: evcini | 09/05/2010 at 22:05
Verdiginiz adresden siteye ulasilamiyor.Hala ayni adresmi?
demiş: Alex | 18/03/2010 at 11:04
Merhaba
Böyle güzel bir çalışma için sizi tebrik ediyorum. Memleketimin o eşsiz zeytinyağının kalitesinin bu şekilde ödüllendirilmesi beni gururlandırdı. Ben de yıllardır o zeytinyağını tüketen şanslı azınlıktanım. Tabi biz köyde zeytinyağını geleneksel yöntemlerle üretiyoruz. Birgün bir firmanın gelip köyden butko zeytinlerimizi alıp onu bir marka haline getireceğini ve dünyaya tanıtacağını tahmin edemezdik. Henüz bu ödüllü zeytinyağını satın alıp tadına bakmış değilim. Kendi ürettiğimizi kullanıyorum. Tavsiyem zeytinyağını salatalarda ve soğuk mezelerde bolca kullanmanız. Kızartmalarda önermem. Ayrıca hergün bir yemek kaşığı kadar içmek sağlık için çok yararlı. Afiyet olsun.
demiş: gökçe | 04/02/2008 at 15:46
çok teşekkür ederim. sitenize bayılıyorum.Rifat Minare yi de sizin sayenizde keşfettim.Harika bir lezzet gerçekten..yaptığım her yemeğe dometes rendesini kullanıyorum nerdeyse.Ben Konserve mısır ınıda beğendim.İri, lezzetli ve dağılmamış.Paylaştığınıziçin tekrar teşekkür ederim.
sevgiler
demiş: emel pınar | 23/11/2007 at 20:26
emel, aşağıda verdiğim linkten, satışı yapılan mağazalara ulaşabilirsin. Ayrıca, kendi internet sitelerinden de alışveriş yapılabiliyor.
http://www.sadecezeytin.com/satis.htm
demiş: ev cini | 20/11/2007 at 18:44
Bu zeytinyağını nerede bulabilirim acaba? her markete baktım nerdeyse,
sevgiler
demiş: emel pınar | 20/11/2007 at 16:59
Sevgili Sedef, zeytinlerin acısı en az 8-10 günde çıkıyor. Zeytin acısı çıkarılmadan önce, yenebilecek vaziyette değildir. Acısı çıkmış zeytini ise, çerez gibi yiyebilirsiniz. Hiç acı tad gelmez. Süreye bakarak değil de zeytini tadarak karar vermek, en garantisi olacaktır.
Bazıları zeytini hiç salamura yapmaz, acı suyu içinde bekletir. Yiyecekleri zaman, bir miktar zeytini suyun altından geçirir. Sonra üzerine yağ ve limon gezdirirler. Acı su içinde bekleyen zeytin yumuşamaz. Bİzim yaptığımız salamura işlemi ise hem zeytini korur, hem de hoş ve lezzetli bir aroma verir.
Umarım sonuç hoşuna gider. Kolay gelsin. Sevgiler,
demiş: ev cini | 13/11/2007 at 20:52
Oncelikle bu naif calismalariniz icin sizi yurekten kutluyorum... Sadece tarif vermeyip isin sanat kismini de bu guzel sitenizde bizlerle paylastiginiz icin cok tesekkurler...
Benim size nacizane bir sorum olacak (hayatimda ilk defa sizden ozenip zeytin yapmaya calisinca elim ayagim birbirine dolasti), efendim sorum bu zeytinlerin acisi cikana kadar kac gun suda bekletilmeliler yada bir baska deyisle nasil anlasilabilir zeytinlerin acisinin ciktigi ? (Bu arada zeytinleri cizerek bir kavanozun icerisinde duru suya koydum)
Eger beni bilgilendirebilrseniz cok mutesekkir kalirim...
Selam Ve Sevgiler Italya'dan...
demiş: Sedef | 12/11/2007 at 13:28
Çok üzüldüm Yusufeli'ne, keşke bir çözümü olabilse. Ne kadar şık bir şişe ayrıca.
Ben hayatımdaki en leziz salamurayı Bodrum Akyarlar koyundaki Belkıs Hanım'In (Ali Bey) pansiyonunda yemiştim. Kereviz ve sarımsağın yanı sıra sanırım yukardaki baharatlar da vardı, aşık olmuştum! Yanında güzel bir beyaz peynir ve tazecik domatesler şart !
demiş: Ceylan | 11/11/2007 at 20:17
Elif, blogunuzu tıkladım ve harika bir ses, melodi, çok güzel yazılarla karşılaştım. Sabah sabah içim açıldı. Sizinle tanıştığıma memnun oldum:)
demiş: ev cini | 08/11/2007 at 10:40
Ne tesaduf, ben de ayni yontemle zeytin kurmustum. Ama iki ayri yontem daha uyguladim. Hepsi ayri zamanlarda olacak. Umarim hepsi guzel olacak! :o)
www.elifsavas.com/blog
demiş: Elif | 08/11/2007 at 03:19
Sevgili Tijen, 6 ay sonra neye benzeyecekler, merak ediyorum. Sonucu yazacağım. Mardin, Halhalı zeytinlerinden ürettikleri yağ da çok güzel. Her yemeğe aynı zeytinyağını değil, ayrı ayrı zeytinyağlarını tavsiye ediyorlar. Tıpkı şarap gibi.
Acemi, çok haklısınız. Eski yazılarımı dönüp okuyamıyorum. Tahammül edemiyorum çünkü. Güzel sözleriniz için teşekkür ederim. Hep uğrayın.
demiş: ev cini | 07/11/2007 at 23:28
Meşhur Antakya Uzunçarşı Baharatçısı yazınızı okuyunca yazım tarzınızın ne kadar çok değiştiğini ve -bence- geliştiğini farkettim. Bu blogu sadece profesyonel fotoğrafları, ilginç tarifleri yüzünden değil hikayeleri için de ziyaret etmeyi çok seviyorum.
demiş: acemi | 07/11/2007 at 22:58
Bu tarif bana pek mantıklı gelmemişti ama merak da etmedim değil. Ben yine geleneksel yöntemimle yaptım, yemeye ise çoktaaan başladım. Sana da afiyetler olsun. (Bahsettiğin zeytinyağı çok güzel değil mi? Bir de Mardin'in zeytinlerinden sıkılmış yağları vardı, ben ikisini de çok etkileyici bulmuştum.
demiş: tijen | 06/11/2007 at 23:48