olacaksa yandan çarklı olsun...
"Galata Kulesi'nin ve Beyazıd Kulesi'nin tepelerinde kahve vardır, vapurlarda kahve vardır, resmi dairelerde ve hamamlarda kahve vardır, çarşı içinde kahve vardır. İnsan, İstanbul'un neresinde bulunursa bulunsun, etrafına hiç bakmadan sadece bağırması kafidir: 'Kahveci!...' Üç dakika sonra önünüzde bir fincan kahve tütmeye başlar." demiş İtalyan yazar Edmondo de Amicis, 1874 yılında geldiği İstanbul hakkında yazdığı kitapta.
Kahve, Kanuni Sultan Süleyman döneminde (1520-1560), Afrika'dan Habeşistan Valisi Özdemir Paşa tarafından İstanbul'a getirilmiş ve akabinde yaygın şekilde evlerde içilmeye başlamış. Varlıklı kişilerin konaklarında sırf bu işle ilgilenen kişiler çalışmaya başlamış. Sarayda ise başında Kahvecibaşı'nın olduğu bir teşkilat bile kurulmuş. Buna rağmen kahveye garip yasaklar da gelmiş. Mesela aynı dönemde Şeyhülislam Ebussuud Efendi ki kendisi korkunç fetvalarıyla meşhur, ilginç bir efendiymiş, birgün şöyle buyurmuş:"Kahve haramdır." Neyse ki dediğiyle kalmış, zira herkes kahvelerini höpürdetmeye devam etmiş.
Türk kahvesi; bildiğimiz gibi şeker miktarına göre çeşitlendirilmiş: Sade yani şekersiz, yandan çarklı yani şekersiz pişirilip tabağın kenarında kesme şekerle sunulan, az şekerli ve orta şekerli. Yandan çarklı kahvenin yanında ikram edilen kesme şeker zamanla lokuma ve diğer tatlı ikramlara bırakmış yerini anlaşılan. Özellikle ilgimi çeken de bu kısım çünkü kahve içerken, yanında ağız tatlandıran bir ikram görmek hoş oluyor. Peki nedir onlar: Aklıma gelenler içinde ilk sırada lokumu sayabiliriz ki kişisel tercihimin Divan'ın portakallı ve naneli lokumları olduğunu belirteyim hemen; ya da badem ezmesi, olmadı çikolata çeşitlerinden biri veya minik acı badem kurabiyesi.
Peki kahve nasıl yapılır? Bu kısım da Google'da "Türk kahvesi nasıl yapılır?" diye yazıp, buraya ulaşan kişi için. O zaman yardım edememiştim ama olur da tekrar uğrarsa, eli boş göndermeyelim. Ben kendi kahvemi şöyle yaparım: Önce alırım bakır cezvemi, içine 1 tatlı kaşığı Türk kahvesi, 1 adet kesme şeker ve bir fincan soğuk su koyarım. Hiç karıştırmadan, ocağın en küçük gözünde ve en kısık ateşte pişirmeye başlarım. Üzerinde bir köpük tabakası oluşup kabarmaya başladığında, köpüğü cezveye boşaltırım. Ardından cezvede kalan kısmı birkaç saniye daha kaynatıp, fincana boşaltırım. Yanına yandan çarklardan birini ve bir küçük bardak su eklerim...Sonrası malum...Şu kahveyi nasıl haram yaptın? İlahi, Ebussuud Efendi!...
Kaynak: Bir Zamanların İstanbulu / Eski istanbul Yaşayışı ve Folkloru
Sennur Sezer - Adnan Özyalçıner / İnkılap











Kahvenin tarihçesi ile ilgili birçok rivayet olmasının yanında size Çoban Kaldi'nin öyküsünü anlatacağım. Çok zaman önce Yemen'in yüksek yaylalarında Kaldi adında bir çoban yaşarmış. Günün birinde keçilerinin bir ağacın kırmızı meyvelerinden yedikten sonra canlandığını, çok hareketli olduklarını ve geceleri çok az uyuduklarını fark etmiş. Bunun üzerine Çoban Kaldi, bu yemişlerden tatmış ve sonrasında da kendini daha dinç ve canlı hissetmiş. Zamanla bu çekirdekleri kavurup öğüten Yemenliler, çok lezzetli ve keyif verici olan kahveyi bulmuşlar.
demiş: demet güleç :) | 30/05/2009 at 19:58
Şule, bazen ayda bir kere, bazen de ayda dört kere blogumu güncelliyorum. Eğer yeni birşeyler denediysem ve iyi sonuç aldıysam, hemen paylaşıyorum.
demiş: ev cini | 30/05/2008 at 21:43
kahveyi çok içen ve çokseven sevgili arkadaşım Mehtap'a bu yazınızı mutlaka göstereceğim,zira kendisi türk kahvesini kahve makinasında yapıyor.(şu iki cezveli olanlarla)ben ona bakır cezvede daha lezzetli olduğunu söyledim.yazınızı gösterip sizden destek alacağım.bu arada hangi sıklıkla yeni konu işlediğinizi merak ediyorum.Takibimi ona göre yapmak istiyorum başarılar ŞULE YILDIRIM
demiş: şule yıldırım | 29/05/2008 at 15:31
Dünde Portakal Ağacın'da kahve ile ilgili yorumları okumuştum,bugünde burada takıldım yorumlara ve bende birşeyler yazayım dedim.bBenim evde de şöyle bir gelenek oluştu:Kayınvalidemle geldiği zaman onlar cütlü kahveyi sever ve herzaman onlara sütlü kahve pişiririm.Hatta bunun için sütlü kahve bardağı aldım.Onlarda sadece sütlü kahve içeriz.Annemler geldiğinde ise Türk kahvesi içeriz.Misafirlerim geldiğinde eğer kahve içmiyorlarsa(genelde midesinden rahatsız olanlar)onlara hemen sütlü kahve yapabileceğimi söylüyorum,kimsede hayır demiyor.Benim evde de böyle bir alışkanlık oluştu.Biz hem sütlü hem de normal kahveyi severek içeriz.Yalnız evcini,anladığım kadarıyla tarşhe meraklısın,Türk kahvesini zarflı fincanda sunmanı beklerdim,doğrusu şaşaırdım,o fincana sütlükahve yakışır diyi düşünüyorum,sevgiler
demiş: ayşe | 28/05/2008 at 14:29
Yuksek Voltaj logosu cok guzel. Kahve ile alakali resimler ve yazi zaten sahane:) Elinize saglik.
demiş: cafealaturca | 14/06/2007 at 07:33
kalimeero, kahvenin yanında ikram edilen lokum kadar hoş oldu bu not:) teşekkür ederim.
cihan, beymen home'dan aldım.
demiş: ev cini | 07/11/2006 at 14:04
Evcini selam, Salt Lake City'de, bilgisayarin basinda kahvemi yudumlarken senin Turk kahvesi yazin geldi aklima ve aciverdim sayfayi. Ebussuud efendi'nin haram dedigi kahve bizim bu sehirde de haram. ya da mekruh. Mormonluk dinine mensup kisiler ne kahve ne cay iciyorlar. ne de kafeinli herhangi bir icecek. Boylece kendi vucutlarini bagimlilik yapan seylerden korumus, cok onem verdikleri cocuklarinin daha saglikli dogmasina katkida bulunmus ve inanclarinin geregini yerine getirmis oluyorlar. hamilelere pek tavsiye edilmiyor cunku bu icecekler. Amerika gibi kolanin, kahvenin, ickinin cok tuketildigi, evli ve cocuklu olmanin genclere pek yakistirilmadigi bir yerde bence mormon olmak ciddi bir irade meselesi. kahve yazinizin altina ufak (?) bir not duseyim dedim:) sevgiler.
demiş: kalimeero | 07/11/2006 at 07:25
cam kahve fincanlarını nereden aldınız acaba? çok güzeller...
demiş: Cihan | 04/11/2006 at 17:37
Zeynep, bardak altlarını KoçTaş'tan aldım. Cezveyi ise babam Malatya'dan getirmişti.
Filiz, Nikon Coolpix 4300 makinamın markası. Sana Nikon D80'i tavsiye ederim. Süper bir makina.
demiş: ev cini | 20/10/2006 at 20:06
sevgili ev cini çektiğiniz fotoğrafalr çok güzel.Resmen bir sanat eseri.Bende bir fotoğraf makinesi almayı düşünüyorum hatta teknosaya gittim bir broşür bir sürü model hangisi iyidir çekimi kolaydır anlamadım.Sizin makineniz nedir fotolar süper çıkıyor markasını modelini yazabilirmisiniz çok teşekkür ederim.başarılar.
demiş: filiz | 18/10/2006 at 10:37
Yine resimler süperrr yine anlatim derin düsündürücü. Kendi icini ortaya koydugunun farkindamisin bilmiyorum ama, seninle sohbet etmek farkli olurdu herhalde.
Beni ziyaret etmek istersen: www.anatolianbeadstar.blogspot.com
Selamlar
Gülperi
demiş: Gülperi Parlak | 16/10/2006 at 22:46
Yeni resim+tarif yok mu?
demiş: Burcu | 16/10/2006 at 18:01
Sitenizde tariflerinizde mükemmel...Sık sık uğrayacağım artık sitenize..Kolay gelsin diyorum ellerinize ve emeğinize sağlık..
demiş: sevgi | 16/10/2006 at 15:08
merhaba şeymacım, kahveye bayılırım, özellikle de bol köpüklü olursa. ama yapmaktan pek hoşlanmam, şöyle biri yapsa da ben koltuğum da otururken ikram etse, ne güzel olur değil mi ? :) sevgiler.
demiş: yildizcaa | 16/10/2006 at 09:45
Tek kelime ile MUKEMMEL!
demiş: Zeynep Seda | 15/10/2006 at 21:33
Merhaba resimlere bakarken resmen kokusunu duyar gibi oldum nasılda canım çekti anlatamam yorumumu yazdıktan sonra gidip kendime ve eşime bol köpüklü bir kahve hazırlıycam :)hoşcakalın mutlu kalın.
demiş: susam | 14/10/2006 at 23:31
Selam Evcini,
Sayfanda hersey guzelde, bir de bul yada search gibi bir kisim olsa, aradigimiz tarifleri kolayca bulabilmemiz acisindan iyi olurdu diye dusunuyorum.
Tesekkurler
Bilge
demiş: Bilge | 13/10/2006 at 19:21
gerçekten çok ince bir zevkiniz var ben özellikle yuvarlak formlu bakır cezveyi ve hasır bardak altlığını çok beğendim nereden aldığını söyler misiniz.
hoşçakalınız
demiş: zeynep | 13/10/2006 at 15:11
Papatya, giyim kuşamdan beslenmeye kadar çok hoş bilgiler var kitabın içinde.
suheyla, ben de suyu, telvesi boğaza yapışıp öksürtmesin diye eklerim kahvenin yanına. Fakat deden çok hoş anlatmış. Osmanlıların çaydan daha çok kahve içtikleri ve hatta sabah uyanır uyanmaz kahve içtikleri; bu yüzden kahveye altlık olsun diye birşeyler atıştırdıkları; buna da kahve-altı manasında kahvaltı dediklerini okudum.
Cem, niyetliyken sadece kahveyi özlerim. Bu yazı da kahveye methiye sayılabilir. Teşekkür ederim:)
Burcu, çok teşekkürler:) Likörle ilgili bir bilgiye rastlamadım. Rumlardan olabilir mi acaba?
demiş: ev cini | 08/10/2006 at 15:09
Valla Evcini,resimler yine harika, nerdeyse kokuyu bile iletecek. Benim blogum burdaki arkadaslarim icin ingilizce, ama sirf resimlerine baksinlar diye seninkini ekledim sayfaya. Anlamasalarda gozleri bayram etsin.
O alintiladigin kitapta, Turklerin kahveyi likorle ikram etmeyi kimlerden aldigi yaziyor mu?
demiş: Burcu | 07/10/2006 at 00:48
Anlasildi senin siteye ramazanda oruclukyken ugramak yasak, haram =P
saka bi yana ciddi ciddi kahve krizleri gecirirken sayfani actigimda karsilastigim bol kopuklu 'yandan' carklilar oldu ve durum vahim su an. iyiki cevrendekilerin senin yiyecek/icecek uzerine anlatigin bilgilerden SIKILDIKLARINI dusunup siteye acmaya karar vermisin evcini, bircok kere dedigim gibi sadece tarif vermekle kalmiyorsun hemde bilgilendiriyosun insanlari. bu kahve olayinda oldugu gibi, osmanli zamaninda bi zamanlar haram edildigini bilmiyordum mesala.
resimler her zamanki gibi super ve bende gider cenem dustu yine =)
demiş: cem | 06/10/2006 at 18:46
Selamlar,
kahven cok guze gorunuyor. ben sekersiz kahve ile aci bitter cikolata ile cok seviyorum. aslinda bunun cok cesitleri var ... yaninda yemek yerine icine seker niyetine atabiliyorsun, cok guzel kopuruyor ve tadini ben cok seviyorum. Nacizane tavsiyem ...
Bu kahvenin yaninda hep bir bardak su olur ya ! ben bilmezdim, bir gun dedeme kahve yaptim, ama su koymamisim. Dedem su istedi, bende oflye pufleye gittim getirim. O zaman anlatti. Dediki bu kahve onemli, degerli bir hediye, tadini iyi alamk gerekir. Once bir yudum su alirsin, agzini temizler, kalan tadlari cikarirsin. Sonra bir yudum kahve alinca iste o zaman gercek tadi alirsin. En son da ise kahve agizda kalirsa aci bir tat birakir ki biz bunu istemeyiz. Onun icin bir yudumda sonra icilir (veya geri kalani)
Daha ileri gidersek, turkler kahve yayginlastiktan sonra seferlere savaslara kahve gotururlermis, asker icsin, nobette uyumasin diye. Yine boyle bir sefer, bu sefer Viyana ! Gitmisler, malum geri gelisleri ancak canlarini kurtarmak icin oldugu icin kahve cuvallari orada kalmis ve avrupa kahve ile tanismis :))
Cenem dustu, senin blogunu isgal ettim, simdi kahve cuvallarini sana birakarak kaciyorum
gorusmek uzere
demiş: Suheyla | 06/10/2006 at 11:19
Evcinim,
harika bir gorsellik icinde, agiza layik bol kopuklu kahveni icmis kadar oldum, keyifli yazini okuyunca :) Ellerine saglik! Verdigin kaynak kitabi da not ettim, ilginc bilgiler olmali. Sevgiler...
Papatya
demiş: Papatya Papadopoulos | 06/10/2006 at 10:26
hera, sanırım nescafe reklamlarında geçiyordu. "Kokusuyla baştan çıkarır.". Öyle de bir gücü var sahi.
Zeynep, çok tatlısın:)Sağol.
K.E.M, çok taze kahve kullanınca, cezveye önce kahveyi koyup üzerine suyu koyunca ve köpüğü iki fincana kaşıkla paylaştırınca iyi sonuçlar alınabiliyor bazen. Fakat kişi adedi artınca köpükler azalıyor malesef.
gorki, fincanı Beymen Home'dan aldım.
hülya, inan şuursuzca yazıyorum. Kendi yazdıklarımı da beğenmiyorum. Konuşurmuş gibi yazdığım için hoşuna gitmiştir belki.
Aslis, çok sevindim denemene. Site içinde birtakım değişiklikler ve eklemeler yapıyorum ama daha uzun sürecek gibi. Hangi tarifi arıyorsan bana söyle, seni yönlendireyim.
Arzu, BGM, Zeynep, New York Muhtarı, teşekkür ederim:)
elif, keki beğenmenize çok sevindim:) Afiyet olsun.
endişeliperi, ahh Hacı Bekir'in lokumları unutulur mu? Bu cam fincanın ergonomisini değilse de formunu beğendim. Kahveyi koyunca sanki opak bir fincana dönüştü. Sevgiyle kal.
Berceste, minik perselen fincanlara diyecek lafım yok. Aslında benim aklım kallavi dedikleri kulpsuz, büyük fincanlarda ama pek bulunmuyor. Annem yapardı bize sütlü Türk kahvesi. Güzel olurdu, severdik. Hatırlattın, sağol:)
demiş: ev cini | 05/10/2006 at 22:21
Merhaba Ev cini,
resimlerinin yanisira, anlatim tarzin ve kahve tarihi hakkinda verdigin bilgiler harikulade. hayran olmaktan baska bir sey gelmiyor elden. :-))
Cok keyifli bir siten var.
demiş: New York Muhtari | 05/10/2006 at 18:07