Neredeyse yere değecek kadar uzun olan mutfak önlüğümü giydim ve arkadaşımın hediye ettiği aşçı küllahımı taktım. Okuduğum yüzlerce fantastik ve doğaüstü masallardan etkilendiğimden olsa gerek, bu halimle kendimi büyücüye benzettim. Birazdan mutfağa girecek ve adına yemek denen muhteşem iksirlerden hazırlayacağım. Öncelikle, bugün yapacağım sosta hangi baharatları kullanacağıma karar vermeliyim...Ya da karar vermemeliyim. O an canım hangisini isterse, bir fiske alıp, fokurdayan sosun içine eklemeliyim.
Tencerenin kabağı, içeriden gelen buharın etkisiyle tıkırdıyor. Domates sos fıkırdıyor. Herşey tamam...Şimdi, bir tatlı kaşığı baharat ekleyeyim. Ama, öyle bir baharat olsun ki bu: içinde hem kimyon, hem kişniş, hem kekik, hem fesleğen, hem karabiber, hem sarmısak, hem soğan, hem kırmızıbiber, hem defne, hem rezene, ve hem de mercanköşk olsun. Sonra içimden 10'a kadar sayıp, bekleyeyim...Yok...Yok, patlamayacak. Birazdan nefis kokular mutfağı saracak; kapıdan çıkıp, salona girecek ve orada açbiilaç bekleyen insanının burnuna dolacak. 8...9...10...İşte oldu...Mutfağın kapısından başını uzattı ve şu soruyu sordu. "Ne bu? Muhteşem kokuyor."
Geçen hafta aldığım bir e-postada, Güney Afrikalı bir şefin, hayalini kurduğu şarküterisinde satmak için tasarladığı baharatlardan bahsediliyordu. 2000 yılında kurulan NOMU, binbir çeşit bitkiyi ve baharatı katkısız ve doğal halleriyle harmanlayıp, herbiri muhteşem aromalarla dolu bu karışımları, şirin teneke kutularda satıyor. Yaklaşık 32 ülkede, gurme dükkanlarında satılan bu baharatlar Paya firması sayesinde Türkiye'ye de getirilmiş ve internet üzerinden satışı yapılmaya başlamış. Ben Nomu'nun hem kutu tasarımını, hem baharatlarını çok beğendim. Ayrıca sıcak çikolatasının, vanilya esansının ve kakaosunun da baharatları kadar özenli ve lezzetli olduğunu duydum.






















son 100 yorum