Bir bahanem bile yok...
Bazen gazetelerde şöyle yazılar okuruz ya... "Yazarımızın bugünkü yazısı elimize ulaşmadığı için yayınlayamıyoruz." ya da "Yazarımız yıllık izininin bir bölümünü kullanmak için yazılarına ara vermiştir." ya da "Yazarımız bilgisayarındaki teknik bir arıza sebebiyle yazısını bize ulaştıramamıştır."... Şu an itibariyle benim de böyle bir bahaneye ihtiyacım var. Ama kendi kendime bir sebep uyduramayacağımdan tamamen gerçeği yazacağım. "Yazarınız, yazacak birşey bulamadığından giriş yazısını yazamamıştır."
Top kabakların görünüşleri çok estetik olduğundan, onları tencerede uzun uzun pişirip, şekillerini ve renklerini bozmak istemedim ve fırında pişirmeye karar verdim. Top kabaklar, etli, tavuklu, balıklı ve enginar sefasında yaptığım gibi peynirli içlerlerle ya da zeytinyağlı dolma içiyle pişirilip, hoş lezzetler yakalanabilir. Ben etlisini denedim, ama zeytinyağlısının ve peynirlisinin daha da lezzetli olacağını düşünüyorum.
Fırında Etli Kabak Dolması
Malzemeler:2-3 kişilik
- 6 adet top kabak
- 125 gr. orta yağlı kıyma
- 1 avuç maydanoz (doğranmış)
- 1 yemek kaşığı taze kekik (doğranmış)
- 3 adet taze yeşil soğan ya da 1 adet küçük boy kuru soğan (ince ince doğranmış)
- 2 tatlı kaşığı, tepeleme dolu domates salçası
- 1 kahve fincanı pirinç (yıkanmış ve süzdürülmüş)
- zeytinyağı
- 1 adet limon
- tuz, karabiber
Tarif:
- Kabakları iyice yıkayın ve küllahlarını kalınca kesin. Bir tatlı kaşığı yardımıyla kabağın ve kapak olarak kullanacağınız küllah bölümünün içini oyun.
- Oyulmuş kabakları kaynar su dolu bir tencereye atın ve 5 dakika haşlayın. Daha sonra soğuk suyun altından geçirin ve süzdürün.
- Kabakların içini hafifçe tuzlayın ve biberleyin. Tabanını bıçakla birkaç yerinden delin ki pişerken suyu içine çeksin.
- Ayrı bir kasede kıymayı, maydanozu, kekiği, soğanı, salçayı ve pirinci karıştırın.
- Yarım limonun suyunu sıkın, tuz ekleyin ve hepsini elinizle yoğurup, 6 eşit parçaya bölün. Avucunuzla top haline getirip, kabakların içine doldurun. Kapaklarını kapatın.
- Kabakları fırın kabına yerleştirin. Üzerine zeytinyağı gezdirin ve kalan yarım limonun suyunu sıkın. İki kahve fincanı kaynar su ekleyip, önceden 200 derece ısınmış fırında 50-60 dakika pişirin.
- Fırından çıkardıktan sonra üzerine ince doğranmış dereotu serpiştirin ve süzme yoğurtla servis yapın.










merhaba bu dolmalık kabaklar acı nasıl beğendiniz bilmiyorum ama ben uğraşıp,yaptığım dolmaları attım,görünüşü etkiliyor,ne yaparsanız yapın acılar maalesef....
demiş: sedef | 11/12/2007 at 06:24
SEVGİLİ EV CİNİ ....TARİFLERİNİZ ÇOK LEZZETLİ FAKAT EN GÜZELİ FOTOĞRAFLAR O KADAR CANLI VE GÜZEL GÖZÜKÜYOR Kİ....KABAK DOLMASINA GELİNCE PAZARDA TOP KABAKLARI GÖRÜP ÇOK ŞİRİN BULUYORDUM AMA HİÇ DENEMEMİŞTİM HEMEN ALACAĞIM .EŞİM VE KIZIM BAYILIRLAR.UNUTMADAN YAZILARINIZ BENİ ÇOK ETKİLEDİ SİTENİZDE SİZİN RESMİNİZİ DE GÖRMEK İSTİYORUM ...MÜKEMMEL SİTEYİ YARATAN KİŞİYİ MERAK EDİYORUM ..
demiş: MUTLU BOSTANCI | 01/11/2007 at 12:19
Hayatimda gordugum en guzel kabak dolmasi!!
demiş: Cigdem | 07/07/2006 at 11:42
Merhaba Sevgili Evcini,
Sitenizi uzun süredir takip ediyorum, fotograflar, dili kullanışınız, paylastiklarınız cok güzel.
Calisan pek cok bayan gibi, hafta sonu bu tarifi hazirlayip dün de pisirdim. Boyle bir genelleme yapılabilir mi bilemiyorum ama, en azindan benim tanidigim erkekler kabak sevmiyorlar. Dun de bunun korkusu ile soframiza geldi sirin kabaklarimiz... Ve o da ne! Begenildiler, takdir gördüler, afiyetle yenildiler ve tekrarları talep edildi. Tarifiniz ve güzel fotograflariniz icin tesekkur edrim. Ellerinize saglik.
demiş: Elif Selcen | 23/06/2006 at 11:48
Evcini selam,
Yazıyı okuyunca o kadar hoşuma gitti ki anlatamam...Bazen bende giriş yazısında oldukça zorlanıp sadece tarif vermek istiyorum gerçekten çok güldüm sağolasın. Site resimlerine bayılıyorum bu arada...
Sevgilerimle
Begüm
demiş: begüm | 17/06/2006 at 14:56
Damla, aslında tat olarak diğer kabaktan farkı yok. Umarım beğenirsin.
Aysun, ben de kabak içinden krep yaptım. Yine dereotu ve peynir ekleyerek tabii. Sefarad mutfağıyla ilgili bir iki kitap görmüştüm. Hoş reçeteler var.
Zeynep, kabak sevmeyen çocuklara bile çok sevimli göründüğüne eminim. Pino'nun taktığı isimle bu kabağa "topidik" dersek, farklı birşey yediklerini bile sanabilirler.
Mr.TD, evet, anne dolması da bir başka olur.
Selma, ben de eşine ve sana çok teşekkür ederim:) Sevgilerimle,
Papatya, aslında çok kabak dolması pişirmem. Fakat bu kabaklarla ne pişirilirse pişirilsin, sanki fırın kullanmak gerekirmiş gibi bir fikir oluştu kafamda.
Pinocum, "topidik" lafı çok hoşuma gitti. Tam öyleler valla:)
demiş: ev cini | 16/06/2006 at 00:42
top kabak yerine uzun ama koyu yesil kabaklarla tarifini uyguladim. firinda pisirmek icin uygun bir kaba birbirlerine hafif yaslayarak dizdim, agizlarinida dometesten kapakciklarla kapattim ve sonuç harika oldu.. bu arada esim bana senden alip denedigim tarifler için yorum yazip yazmadigimi sorunca, onun bile senin ustaliginin farkina varmis olmasina sevinerek tanik oldum. dolayisiyla bu aksamki balkon-yaz yemegi sefamiza tat kattigin için tüm aile adina çok tesekkürler ve selamlar:-)
demiş: selma b. | 14/06/2006 at 23:31
sevgili evciniciğim:)
bence de giriş yazısına falan gerek yok bu topidik dolmalar varken:)) ellerine sağlık çok şirin olmuşlar:)
sevgilerle...
demiş: pino | 13/06/2006 at 12:24
Evcinim,
sen de dolmayı benim geçen gün yaptığım gibi fırında mı pişirdin? Görünüşü de tadı da bir başka güzel oluyor di mi? Ben dolmaların etlisinden çok zeytinyağlısını severim, ama kabak hariç! Ona nedense etliyi daha çok yakıştırıyorum.Ellerine sağlık.
Papatya
demiş: PApatya | 13/06/2006 at 02:48
sevgili evcini,
yazamadigini yazman bile yüzümde öyle bir tebessüme yol açtiki, iyiki varsin evcini dedim... kabaklarda çok sirin duruyorlar, ama bunlara almanyada bugüne dek hiç rastlamadim.
sevgiler...
demiş: selma b. | 13/06/2006 at 00:52
Bunlari görünce biraz kötü oldum, annemin yaptigi yemekleri hatirladim bir anda,dolma cok sevmem ama canim cekti yinede.Ah aah :(
eline saglik.
slmlar
Mr TD
demiş: Mr. Turkish_Delight | 12/06/2006 at 21:49
kızım bu kabakların sevimliliğine bayıldığı gibi dolma olayına da tapıyor adeta. Talebi üzerine ben de dün aldım, aynen bu şekilde dolma olacak bizimkilerde ! :)
demiş: zeynep | 12/06/2006 at 11:01
Yazarımız "bahanem yok" diyor ama müthiş bir görsellikle kabağı yani mevsimin en gözde sebzelerinden birini gündeme taşıyor...hem ne yararlı bir sebze...ne hoş,ne latif...bence sağlıklı bir sebzenin tanıtımında, sağlıklı bir tarifden daha iyi bahane olamaz. Peki kabaktan başka neler yapılabilir? Aklımıza ilk gelenler dolması,böreği ve mücver olsa gerek..yemek okurlarına tavsiyem Sefarad'ların ( Türk Musevi Toplumu) kabaktan neler yaptıklarını araştırmaları olacak hatta genel olarak sebzeyi nasıl kullandıklarını.Çok değişik uygulamalar bulabilirsiniz.Kabağın kabuklarından bir sebze yemeği,içini ise börek yapmak için çok başarılı kullanıyorlar..Bu börek hamurun arasında değil; kabağın; ekmek içi,kaşar peyniri, yumurta ve dereotuyla birleştirilerek ve üzerinde yine kaşar peyniriyle fırınlanmasından ibaret..afiyetlerle...
demiş: aysun | 12/06/2006 at 10:32
Merhaba,
bu kabakları ben de pazarda görüyorum, çok da hoşuma gidiyor ama cesaret edip alamamıştım. İyi oldu bu yazınız, yarın Levent pazarından mutlaka alıp deneyeceğim :)
demiş: DAMLA | 12/06/2006 at 08:56